Site Arama

Ekim 2014
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Eyl    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031  

Ortaöğretim Kimya 10. Sınıf müfredatı üzerine

Yeni müfredat programını ve kitabı beğendiğimi, içindeki eski müfradatta bulunmayan ve gündelik hayattaki olayları açıklamaya yardımcı olan yeni konuları kapsamasına sevindiğimi belirtmek isterim. Metalik bağ’ın kuvvetli etkileşimlerde yer alması ve bohr atom modelindeki uyarılmış atom teorisi ile örtüştürülerek parlaklığının açıklanması gibi pratize edilmiş bir kitap karşımda görüyorum. Her ne kadar bu sene 4. Üneteyi ve 5. Üniteyi tamamlayamasam da sene sonunda işlediğim kadarıyla kitabın ve müfredatın bu yönünü her konuda takdir ettiğimi söylemek isterim.

Şunu da vurgulamak gerektiğini düşünmekteyim: Haftada 2 saatlik bir ders saati içerisinde bu konuların yetiştirilebilmesi pek mümkün gözükmemekte.

Çalıştığım kurumun öğrenci profiline uygun olarak bir düzenleme ve seviyeyi uydurma işlemini her öğretmenin yaptığı gibi uygulamaya çalıştığımı belirmekte yarar var. Çünkü bazı ayrıntılar, o sınıfta anlatılarak öğrenen öğrencilerin de öğrenme zevkleri ellerinden alınmamalı. Ayrıntıların bazıları önemlidir evet ama bazılarını da daha sonra öğrenseler sorun olmaz düşüncesindeyim.

Bir çok konunun üniversite yıllarında birinci sınıfta gördüğümüz genel üniversite kimyası konusundan lise kitaplarına inmesi ilk olarak bende müfredat zorlaşıyor mu sorusunu aklıma getirdi. Sanırım bunun cevabı hayır oldu bende ama konular daha ayrıntılı hale gelmiş diyebilirim. Bu kadar ayrıntı içersinde boğulma tehlikesine dikkat çekmek isterim.

1.Ünite: Atomun Yapısı.

Kişisel olarak tarihsel gelişimlerle aram pek iyi değildir. Bu sebeple konu sunumunda zorlandığımı belirtmek isterim. Kuantum dalga mekaniğinin tarihsel gelişimini ayrıntılı hikayeleri ile anlatmak da zaman almakta. Kuantum atom modelini daha özet anlatmak zorunluluğu yaşadım. Çünkü adım adım tarihsel sürece bağlı bir metin içermekte idi. Belki gelecek senelerde bu akışı anlatmayı deneyebilirim.

Ayrıca bu ünitenin 1. bölümünde formüller ve sayılardan oluşan katman, öğrencilerin 9. sınıf müfredatında gördükleri gayet yüzeysel-sözel anlatımdan sonra aniden ağırlaşan bir müfredat etkisi uyandırmakta öğrencilerde. Mümkün olduğunda formüller ve hesaplamalardan uzaklaşmak zorunluluğu var.

Bağıl atom kütlesi ve mol kavramı konusunun 9. Sınıf müfredatından sayısal seçimini yapmış 10. Sınıfa geçmesi isabet olmuş ve tam doğru yerde gibi görünmekte. Burada da tarihsel gelişim ile karşılaştım J Şükür ki bu konudaki tarihsel gelişimi eski müfredatımızdan tanımaktayız. Mol kavramını da içine alan 1. Ünite konuları, bildiğimiz problem tarzlarına ve üniversite sınavları formatına biraz değişiklik getireceği kesin.

2. Ünite: Periyodik Sistem

Periyodik sistemin tarihçesi ile başlayan bu ünite beni başlangıç bakımından hiç şaşırtmadıJ . Tarihçe önemlidir! Önceki müfredata göre bir sayfayı geçmeyecek bir tarihçe konun başlangıcında olurdu yine. Ben kişisel olarak bir sayfayı geçmeyecek derecede özet geçmeyi uygun görüyorum. Bu ünitede benim dikkatimi önemli bir değişiklik çekmedi. Ayrıntılarda ufak bazı farklılıklar vardı fakat ben çok burada değinilecek değerde görmüyorum.

3. Ünite: Kimyasal Türler Arası Etkileşimler

Şiirsel bir girişi olan bu bölümü ayrıca sevdiğimi de belirtmekte yarar var. Zira başında tarihçe olmayan ilk ünite idi 10. Sınıfların yeni müfredatında.

Kimyasal tür denilince ne kastedildiği ile başlayan ünitede, kimyasa tanecik ile neyin kastedildiğini de açıklamanın ayrıca yararlı olduğu düşüncesindeyim. Ayrıca sanki kimyasal bağları anlatacakmışız gibi bir intiba oluşurken birden aslında kimyasal bağları da kapsayan çekme (biraz da itme) kuvvetlerini ayrıntılı olarak inceleyeceğimizi fark ediyoruz. En önemli sorun öğrencinin kafasında türleri canlandırmak zorunda olduğu. Öğrenci ayrıca kovalent bağ, iyonik bağı öğrenmiş olmalı. Arada metallerin niye katı olduğunu, niye parladığını anlatıyor olmamız beni mutlu etti. Sevdim açıkçası bu eklemeyi. Çünkü, benim lise öğrenimimde bana anlatılmadı bu konu. Halbuki, önemli ve bir o kadar da basit bir bilgi bu. Anlattıklarımızın bazılarının yanında gündelik hayatla iç içe ve ufak bir açıklaması var. Neden metalik parlaklığı var metallerin değil de neden metaller parlar sorusunun cevabını biliyor olmak kimya dersinin pratik yaşamla bağları açısında da iyi bir değini olmuş.

Kişisel sebeplerden dolayı müfredatta geride olmam sebebiyle öğrencilerimden “Hocam zayıf etkileşimler çok karmaşık” gibi cümleleri defalarca duyarak konuya giriş yaptım :). Evet ayrıntılı ama özet bir giriş ve ana omurga vermek gerekli. Ama aslında karmaşıklığı atomları, molekülleri, iyonları kökleri kafamızda canlandırmak gerekliliğinden kaynaklanıyor.  Burada sanrım biraz öğrenciler zorluk yaşıyorlar. Konu bir o kadar da gündelik hayatla ilgili, aynı grupta kaynama noktalarının artmasının açıklanmasından tutun da, benzer olmayan maddelerin birbirleri içinde az miktarda karışmasının sebebine kadar pratik dünyadaki olguları da açıklayan bir yanı olması bakımından, hazırlanışını takdir ettim.

4. Ünite: Maddenin Halleri

5. Ünite: Karışımlar

Ne yazık ki, iki ay kadar okuldan uzak kalmam sebebiyle, bu konuları yetiştiremeyeceğim için dersi işlerken ilk intibalarımı gelecek sene 11. Sınıf başında konuları işlerken paylaşabileceğim.