Kendinize hiç şu soruyu sordunuz mu: “Benim en büyük zayıflığım nedir?” Belki insanlann en büyük zayıflığı kendilerini la¬yıkbuyuk dusunmenin buyusu görmemeleridir. Yani kendini ucuza satmaktır. Kendini layık görmeme sayısız biçimde ortaya çıkar. (s.68)

Filozoflar binlerce yıldır iyi bir tavsiyede bulmuşlardır: Kendini bil; Ama görünen o ki pek çok insan bu önerinin anla¬mının şu olduğunu sanmaktadır: Sadece Olumsuz Tarafını bil. Birçok kişisel değerlendirme kişinin hatalarından, yetersizliklerinden, kusurlarından meydana gelmektedir. Yetersizliklerimizi bilmek iyi bir şeydir çünkü bu bize kendimizi hangi alanlarda geliştirebileceğimizi gösterir, Ama sadece olumsuz yanlarımızı bilirsek çıkmazdayız demektir. Değerimiz çok küçülür. (s.69)

Bir insanın kelime hazinesi, kullandığı veya bildiği kelime sayısı ile ölçülmez. Bundan ziyade, bir kişinin kelime haznesiyle ilgili tek önemli şey, kelime ve deyimlerinin gerek kendi gerekse karşısındakinin düşüncelerinde yarattığı etkidir.
İşte size çok temel bir saptama: Biz kelime ve deyimlerle düşünmeyiz. Biz sadece resim veya görüntülerle düşünürüz. Kelimeler düşüncelerin hammaddeleridir. Konuşurken veya okurken, o şaşırtıcı cihaz (beyin) kelime ve deyimleri otomatik olarak zihinsel resimlere dönüştürür. Her kelime veya deyim birbirinden az da olsa farklı zihinsel resimler yaratır. Biri size ‘John yeni bir araba satın aldı” derse siz bir resim görürsünüz. Ama “Jim yeni bir çiftlik evi aldı” deseler bu kez farklı bir resim görürsünüz. Gördü¬ğümüz zihinsel resimler, nesneleri adlandırmak veya açıklamak için kullandığımız kelimelerin türüne göre değişir.
Konuya şu açıdan bakın. Konuşurken veya yazarken, bir anlamda, diğer insanların zihinlerinde film gösteren bir projektör gibisiniz. Yarattığınız resimler gerek sizin gerekse diğer insanların nasıl tepki göstereceğini belirler.
Diyelim ki şöyle dediniz: “Bir problemle karşı karşıyayız.” Böylece diğer insanların zihninde çözümü zor, hoş olmayan bir şeyin resmini yaratmış olursunuz. Bunun yerine “Bir meydan okumayla karsı karşıyayız.” derseniz, eğlenceli, sportif, yapmaktan hoşlanılacak bir zihinsel resim yaratmış olursunuz.
Bir gruba şunu deseniz, “Büyük bir harcama yaptık” derseniz, insanlar bir daha dönmeyecek bir paranın harcandığını görür. Bu aslında hiç hoş değildir. Onun yerine “Büyük bir yatırım yaptık” derseniz, insanlar zaman içinde kâr getirecek bir şeyi görürler ki bu da göze hoş gelir.
Püf noktası şudur: Büyük düşünenler gerek kendi
gerekse başkalarının zihinlerinde olumlu,
ileriye dönük, iyimser resimler yaratmada
uzmanlaşmış kişilerdir. Büyük düşünmek için,
büyük, olumlu zihinsel görüntüler üreten kelime ve
deyimler kullanmalıyız.
(s.70)

Jimmy’yi olduğu gibi terbiyesiz, arkadaşlarından geri kalmış, tuhaf bir yumurcak olarak gören bir öğretmen
Jimmy’nin gelişmesine hiçbir katkıda bulunamaz. Ama Jimmy’yi olduğu gibi değil de, olabileceği gibi gören bir öğretmen ondan sonuç, alacaktır. (s.78)

Büyük Düşünmenin BüyüsüDavid J. Schwartz
Basım: Sistem yayıncılık
Basım: 20. Basım, Temmuz 2005 / İstanbul
ISBN: 9757397717
Sayfa Sayısı : 271

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.