“Bu şeylerin üstünden yıllar geçtikten sonra o kadar korktuğum bu evde, yapayalnız, bir gece geçirdim. Yapayalnız bir gece, o kadar korktuğum bu evde… Eski uğultulu âlem sanki bacalardan ve pencerelerden süzülüp gitmişti. Ölenlerle kalanların birbirinden farkı yoktu. Mademki biri yaşadığı halde yok olabiliyordu, öbürü de yok olduğu halde yaşayabilirdi.”

NFK

— “Sen sence edebi olarak bir değer ifade ediyor mu?” sorunca,

— hım, edebilir ama biraz değiştimeli gibi… nasıl anlatırım bilemiyorum; sen de 3 kere beşkere oku gibi…
hatalı bir fotoğraf gibi düşün, evet o fotoğraftır, güzel bişiyler yakalamak istemiş ama olmamış gibi
büyük resmi göremediğim için de olabilir.

ÖNERİ: “tüm bunların üzerinden geçen onca yıl ve bu denli korktuğum bu ev, yapayalnız bir gece geçiriyorum, yalnızım ve gece.. eski uğultu alem bütün sızıntıları değerlendirmiş.. süzülüp gitmiş.. ölenler ve kalanlar farksız iki varlık gibiydiler.. biri yaşadığı halde yok gibi oluyorsa diğeri yok gibi olsa da yaşayabilirdi…”