İşte size sosyal çevrenizi birinci sınıf yapmaya yardımcı olacak birkaç şey:

  1. buyuk dusunmenin buyusuYeni grupların içine girin. Sosyal çevrenizi aynı küçük grupla sınırlandırmak sıkıntı, tatminsizlik, sıradanlık yaratır. Bunun kadar önemli olan şu konuyu da unutmayın: Başarı artırma programınız insanları anlama konusunda sizin uzman olmanızı gerektirmektedir, İnsanlarla ilgili bilinmesi gereken her şeyi küçük bir grubu inceleyerek öğrenmeye çalışmak ise bir kitap okuyarak matematik konusunda uzman olmaya çalışmaya benzer.
    Yeni arkadaşlar edinin, yeni organizasyonlara katılın, sosyal çevrenizi artırın. Böylece tıpkı her şeyde olduğu gibi insanlardaki çeşitlilik de yaşama yeni çeşniler katar ve onu daha geniş çaplı bir hayat haline getirir. Bu güzel bir zihinsel beslenmedir.
  2. Bakış açıları sizden farklı insanlarla arkadaşlık kurun, içinde bulunduğumuz bu modern çağda dar kalmış bir bireyin fazla geleceği olamaz. Sorumluluk ve önemli mevkiler; işi her iki tarafından da gören insanlara doğru gider. Eğer bir partinin sempatizanı iseniz başka bir partinin sempatizanı olan arkadaşlar edinin. Farklı dini inançları olan insanlarla tanışın. Zıt görüşlü kişilerle ahbaplık kurun. Ama şunu kesinlikle unutmayın ki bu insanlar gerçek potansiyele sahip kişiler olsun.
  3. Ufak tefek ve önemsiz şeyler üzerinde durmayan kişilerle arkadaş olun. Fikirleriniz ve konuştuklarınızdan çok evinizin büyüklüğü ve sahip olduğunuz veya olmadığınız eşyalarla ilgilenen kişiler küçük insanlardır. Psikolojik çevrenizi koruyun. Olumlu şeylerle ilgilenen, sizin başarınızı görmekten gerçekten mutluluk duyacak kişilerle arkadaş olun. Planlarınıza ve fikirlerinize, size cesaret vererek katılacak kişilerle arkadaş olun. Eğer böyle değil de kendinize yakın arkadaş olarak küçük şeylerle ilgilenen insanlar seçerseniz siz de giderek küçük şeyler düşünen bir kişi haline gelirsiniz.
  4. Zehrin farkında olan bir ülkeyiz. Vücudu zehirleyen şeyler yani. Her lokanta sahibi yiyecek zehirlenmesine karşı alarmdadır. Bu tip birkaç olay müşterilerin bir daha lokantasına uğramaması demektir. Halkı vücudu zehirleyici maddelerden korumak için tonlarca kanunumuz vardır. Zehirleri en üst rafa koyarız ya da koymalıyız ki çocuklar yetişemesin. Vücudu zehirleyecek şeylere karşı her türlü tedbiri alırız. Ve bu doğru bir uygulamadır.
    Ama bir başka zehir çeşidi daha vardır. Biraz da gizlice faaliyet gösteren bu düşünce zehrine yaygın olarak “dedikodu” denir. Düşünce zehiri vücut zehrinden iki açıdan farklıdır. Vücudu değil de aklı zehirler ve anlaşılması, fark edilmesi daha zordur. Zehri alan kişi genellikle bunun farkında olmaz.
    Düşünce zehrinin anlaşılması zordur ama doğrusu “büyük” işler yapar. Bizi ufak tefek, önemsiz şeyleri düşünmeye zorlayarak düşünce kapasitemizi düşürür, İnsanlar hakkındaki düşüncelerimizi saptırır ve çarpıtır çünkü gerçeklerin tahrif edilmesi üzerine kurulmuştur. Ayrıca dedikodusunu yaptığımız kişiyle karşılaştığımızda içimizde bir suçluluk duygusu oluşturur. Düşünce zehiri yüzde sıfır doğru düşünmek, yüzde yüz yanlış düşünmektir. (s. 147 -148)
  5. Büyük Düşünmenin BüyüsüDavid J. Schwartz
    Basım: Sistem yayıncılık
    Basım: 20. Basım, Temmuz 2005 / İstanbul
    ISBN: 9757397717
    Sayfa Sayısı : 271