<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:ymaps="http://api.maps.yahoo.com/Maps/V2/AnnotatedMaps.xsd">

<channel>
	<title>mustafa can &#187; Proudhon</title>
	<atom:link href="http://www.canmustafa.com/tag/proudhon/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.canmustafa.com</link>
	<description>doğal foto kimyasal kişisel şeysi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Sep 2010 00:23:37 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Demokrasi ve İslâmiyet</title>
		<link>http://www.canmustafa.com/2009/02/kitaplardan/demokrasi-ve-islamiyet.html</link>
		<comments>http://www.canmustafa.com/2009/02/kitaplardan/demokrasi-ve-islamiyet.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 14 Feb 2009 16:05:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mustafa can</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kelam]]></category>
		<category><![CDATA[Kitaplardan]]></category>
		<category><![CDATA[İslam]]></category>
		<category><![CDATA[ümmet]]></category>
		<category><![CDATA[Cemil Meriç]]></category>
		<category><![CDATA[De Maistre]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[Demokrasi ve İslâmiyet]]></category>
		<category><![CDATA[Freund]]></category>
		<category><![CDATA[ikonoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Montesquieu]]></category>
		<category><![CDATA[Proudhon]]></category>
		<category><![CDATA[Thierry]]></category>
		<category><![CDATA[Vacherot]]></category>
		<category><![CDATA[Voltaire]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.canmustafa.com/?p=1132</guid>
		<description><![CDATA[İki asır önce basılan bir ikonoloji* kitabında, kadın olarak tasvir edilmiş demokrasi; alnında asma yapraklarından bir taç, sırtında kaba saba giysiler; bir elinde nar, ötekinde yılan. Her çağ kendi rüyalarını, kendi emellerini söyletmiş kelimeye; her demagog kendi yalanlarını. Uğrunda sel gibi kan akıtılmış. Nedir bu demokrasi? &#8220;Katıksız demokrasi ayak takımının despotizmidir&#8221;, diyor Voltaire.* &#8220;Demokrasinin temeli]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table style="height: 52px; text-align: center;" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="55" align="right">
<tbody>
<tr>
<td><script src="http://affiliate.kitapyurdu.com/affiliatepicnew.asp?AID=18.117&amp;id=33321&amp;resim=3&amp;boyut=80" type="text/javascript"></script></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>İki asır önce basılan bir ikonoloji* kitabında, <strong>kadın olarak tasvir edilmiş demokrasi</strong>; alnında asma yapraklarından bir taç, sırtında kaba saba giysiler; bir elinde nar, ötekinde yılan.<br />
Her çağ kendi rüyalarını, kendi emellerini söyletmiş kelimeye; her demagog kendi yalanlarını. Uğrunda sel gibi kan akıtılmış.</p>
<h2>Nedir bu demokrasi?</h2>
<ul>
<li><strong>&#8220;Katıksız demokrasi ayak takımının despotizmidir&#8221;</strong>, diyor <strong>Voltaire</strong>.*</li>
<li>&#8220;<strong>Demokrasinin temeli fazilettir&#8221;</strong>, diyor <strong>Montesquieu</strong>*&#8230;</li>
<li>De Maistre:* <strong>&#8220;hırstır&#8221;</strong>, diyor.</li>
<li><strong>Demokrasi adaletin temelidir</strong>, <strong>Vacherot</strong>&#8216;ya* göre.</li>
<li><strong>Proudhon</strong>&#8216;a göre, <strong>ruhanî ve cismanî bütün iktidarların sona ermesidir</strong>.</li>
<li><strong>Thierry</strong>* için, <strong>demokratik cumhuriyetlerin sonu ahlâkî bir alçalıştır</strong>.<span id="more-1132"></span></li>
</ul>
<h2>Günümüze gelelim:</h2>
<blockquote><p>Weber&#8217;ci* bir sosyologa göre, demokrasiyi diğer siyasî rejimlerden ayıran önfaraziye: <strong>hürriyet</strong>. Hürriyet, <strong>demokrasinin başlangıcından itibaren mevcuttur</strong>; <strong>derece kabul etmeyen, kayıtsız şartsız bir hürriyet</strong>. <strong>Bu mefhum demokrasinin amacını da belirler: eşitlik</strong>. Eşitlik gerçekleşemez, gerçekleşirse demokrasi hikmet-i vücudunu kaybeder, yerini anarşiye bırakır. Tarihteki demokrasileri anlamak ve özlerinden ne kadar uzaklaştıklarım tayin etmek için onları bu saf tiple karşılaştırmak gerek. (Bkz. J. Freund,* &#8220;Le nouvel âge&#8221;, Paris Riviere, 1970).</p></blockquote>
<p>Çağdaş Avrupa&#8217;nın demokrasi anlayışı bu, kısaca.</p>
<h2>Şimdi de İslâmiyet&#8217;in devlet telakkisine bir gözatalım.</h2>
<p><strong>İnsanlar, doğuştan eşittirler: kullukta, fanilikte eşitlik. </strong>Ama menfi bir eşitlik bu. Sonra, iman sayesinde yeni bir eşitlik kazanırlar, kardeş olurlar. Rabbin lütuflarından aynı ölçüde faydalanacaklardır: hukukî ve müsbet bir eşitlik.<br />
<strong>Kulun bütün haysiyeti: mümin oluşunda</strong>. Kul, mümin olunca hukukî bir hüviyet kazanır, <strong>dilenciyi halifeye eşit kılan bir hüviyet</strong>.<br />
<strong>İslâm için hürriyet felsefî değil, hukukî bir mefhum.</strong> Temeli: <strong>camianın bütün fertleri arasında tam bir hak eşitliği olduğu inancı.</strong><br />
<strong>Hükmeden Allah&#8217;tır, bu hâkimiyet devredilemez.</strong> Allah, her ul-ül emr&#8217;i* otorite ile doğrudan doğruya teçhiz eder. Emir (veya Sultan) seçimle gelse de, durum değişmez. <strong>Allah&#8217;ın dışında cismanî bir otorite yoktur.</strong> <strong>Vardır demek, Allah&#8217;a şerik koşmaktır. </strong>Ul-ül-emr, Allah&#8217;ın aletidir sadece. İslâmiyet&#8217;te her türlü istibdada, ahkâm-ı Kur&#8217;aniyye dışındaki her türlü keyfiliğe karşı direnmek için birçok yollar vardır.<br />
Kitap sahibi kavimler, İslâm&#8217;ın üstünlüğünü kabul etmek ve ona cizye ödemek şartıyla hudutlu, fakat teminatı olan bir hakka lâyık görülürler. Bu himaye, ümmetin bir civanmertliğidir. <strong>Bir nevi misafirperverlik.</strong> Himaye edilenlerin daha az vazifeleri olduğu için, hakları da daha azdır. <strong>İbadetlerine devam edebilir, kendi kanunlarını uygulayabilirler.</strong> <strong>Putperestlerin camiada yeri yoktur</strong>. Ama Müslümanlar onları da zaman zaman korumuşlardır. Her kâfir ve putperest İslâmiyet&#8217;i kabul eder etmez, misak&#8217;a dahil olur. İslâm, cihan-şümul bir dindir, bütün insanlara hitap eder.<strong> Kast da tanımaz. Gerçek Müslümanın nazarında sosyal sınıf diye bir şey olamaz. </strong>Servet veya mevki ayırmaz insanları; Müslüman, Müslümana eşittir. Cevdet Paşa&#8217;mn söyleyişiyle:</p>
<p>&#8220;Emr-i taayüşçe ağniyâ ile fıkarâmn halleri mütekaarib ve müteşâbihdir. Câmi-i şerifde ise müsâvât-ı tâmme ve hürriyet&#8217;i kâmile vardır&#8230;&#8221; Fukara ile zengin arasında &#8220;bir büyük mesafe görünmez.&#8221; Ve Hıristiyan devletlerinde olduğu gibi, tefrika ve husumet de yoktur. &#8220;Binaenaleyh, akvâm-ı lslâmiyede commune ve socialiste ve nihiliste gibi fürûk-ı îtizâliyye&#8221; bulunmaz.<br />
Emr (teşriî magister)* Kur&#8217;an&#8217;ındır. Fıkıh* (kazaî magis-ter)* bütün müminlerindir. Müminler Kur&#8217;an&#8217;ı okur, ezberler ve hareketlerini ona göre ayarlarlar. Bir hükm (icra kuvveti) var, hem mülkî, hem dinî. Hükm yalnız Allah&#8217;ındır. Bir aracı tarafından (ul-ül-emr) yürütülür. Ul-ül-emr&#8217;in ne kazaî, ne de teşriî kuvveti vardır.<br />
Vatandaşlığı yapan kan ve toprak değil, inanç. <strong>Ümmetin Avrupa dillerinde karşılığı yok</strong>. Siyasî ve dinî bir bağ. Kuran hem bir ibadet kitabı, hem bir anayasa, muhatabı bütün insanlık. (Bkz. Gardet,* &#8220;La Çite Musulmane&#8221;, Paris, Vrin, 1970).<br />
<strong>Demek ki İslâmiyet&#8217;in temel mefhumu: eşitlik. Bu bir amaç değil, bir hak.</strong> Hürriyet, eşitliğin bir başka adı veya görünüşü. Sınıf kabul etmeyen, imtiyaz tanımayan bir dinde kimin, kime karşı hürriyeti? <strong>Batı, hürriyeti, bir hata işleme hakkı olarak tarif ediyor. Müslümanın böyle bir hakkı yoktur. Çünkü o ebedî hakikatin, yegâne hakikatin, cihanşümul hakikatin emrindedir.</strong></p>
<h3>Evet, İslâmiyet birokrasidir.* Batı&#8217;nın gerçekleştirmeğe çalıştığı eşitliği çoktan fethetmiştir. Fikir hürriyetini, insanı insana saldırtan bir tecavüz silâhı olarak değil, bir ikaz, bir irşat vasıtası olarak kabul etmiştir. <strong>Demokrasinin ta kendisidir İslâmiyet.</strong> Ama <strong>Batı&#8217;nmkinden çok başka bir ruh ikliminde gelişen, çok başka umdelere dayanan bir demokrasi.</strong></h3>
<blockquote></blockquote>
<p style="text-align: right;"><strong>Cemil Meriç</strong>. Bu ülke. s.171-173</p>
<p><map name='google_ad_map_1132_f807f523d3a46cba'>
<area shape='rect' href='http://imageads.googleadservices.com/pagead/imgclick/1132?pos=0' coords='1,2,367,28' />
<area shape='rect' href='http://services.google.com/feedback/abg' coords='384,10,453,23'/></map>
<img usemap='#google_ad_map_1132_f807f523d3a46cba' border='0' src='http://imageads.googleadservices.com/pagead/ads?format=468x30_aff_img&amp;client=&amp;channel=&amp;output=png&amp;cuid=1132&amp;url= http%3A%2F%2Fwww.canmustafa.com%2F2009%2F02%2Fkitaplardan%2Fdemokrasi-ve-islamiyet.html' /></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.canmustafa.com/2009/02/kitaplardan/demokrasi-ve-islamiyet.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

<!-- Served from: www.canmustafa.com @ 2010-09-08 01:39:46 by W3 Total Cache -->