Yazılar

8 Yıllık Kesintisiz Çocukluk ve Lise 1

Lise öğretmenliğim boyunca her zaman 8 yıllık kesintisiz eğitim vardı. Bu yüzden yazdıklarımın bağzıları yanlış veya eksik olabilir. Fakat mevcut durum açısından bir tesbiti paylaşmak istiyorum.

Öğrencilerin 5. sınıftan sonra ayrı bir okula gittikleri veya liselerin orta kısımlarının olduğu benim öğrencilik yıllarımın, bu günkü öğrencileri ile karşılaştırdığımda temel bir kaç sorun görüyorum.

  • Öncelikle çocukluktan kurtulmak çevrenin değişmesi ile çok alakalı. Okuma-Yazma öğrenmeye gelen 7 yaşındaki veya 5-6 yaşındaki anaokulu çocukları ile aynı ortamda ergenliği yaşamaya başlaması 8. sınıf öğrencileri için sağlıklı değil. Liseye geldiklerinde çoğunun hala çocukluk davranışlarını etrafında yetişkin öğrenci modeli bulunmamasından sebep sergileyemediklerini görüyorum.
  • Bir başka sorun ise kesintizi 8 yıllık eğitimin kesintisiz olması.
  • Bir başka sorun da zorunlu olması. Eğitimin kalitesinin düşürülmesinin önemi olmadan herkesin okumuş görünmesi isteği. Devlet mekanizması bu konuda siyasi ve vatandaşların nasıl iyi vatandaş olacaklarını öğrenmesi veya oyalanarak zaman geçirmelerini hedeflemiş olabilir. Bunun ayırdına varamıyorum ama. Okuma yazma bile öğrenemeyecek akademik kabiliyette olan bir öğrencinin ilköğretim mezunu yapılmasının garip tarafları olduğunu düşünüyorum. Öğrenciler biliyor ki, kalma yok ve çalışma alışkanlığı geliştirmelerini, çile çekmelerine gerek yok. Başarı hep onlarla.

Bu gün onca sınavdan sonra 1. dönem bitti ve 9. sınıflarım geçen senelere göre azalmış da olsa bir hüsran yaşıyorlar. Bekledikleri gibi notları gelmedi. Veliler “benim evladım ilköğretimde böyle değildi!” nidalarını kuruyorlar. İyi de burası lise, zorunlu bir eğitim de değil. Öğrencilerimiz çalışmayınca sonuçta geçecek değiller.

Bir de fırsat eşitliğine değinmek istiyorum bu dönem biterken… Her öğrencinin imkan ve ortam bakımından eşit olmadığını düşünerek özellikle yıl sonunda öğrencilerin kişisel durumuna göre karar vermenin de (tabi ki adaleti gözeterek) şart olduğuna inanıyorum. Okuldan sonra yatalak büyükannesine bakan ve büyükbabası ile yaşayan bir öğrenciyle, her istedği yerine gelmiş bir öğrenci heralde eşit kriterlerle değerlendirilmez.

Öğrencinin elinden geleni yapıp yapmaması sorusu en kritik soru sanırım. Tüm bunlara rağmen özellikle Lise 1. sınıflarla ders yapmanın ayrı bir tadı da yok değil.

Mesleğimi seviyorum. Ama ömür boyu yapma fikri beni mahv ediyor:)