Yazılar

Doğu Despotizmi

Montesquieu, Doğu despotizminden söz eder. Düşünmez ki despotizmin âlâsı, perestişkârı olduğu İngiltere’de ve tebaası bulunduğu Fransa’dadır. Ne beyzadelerin dillere destan zulümlerini, ne isim hanesi açık tevkif emirnamelerini hatırlar. Bu şaşkın toprak ağasının hakkımızdaki türrehatı sadece gülünçtür: “Türkler dünyanın en çirkin insanları idi. Karıları da kendileri gibi kaknemdi. Rum dilberlerini görünce akılları başlarından gitti. Başladılar kız kaçırmaya. Zaten ezelden beri hayduttular” v.s. Devamını Oku

Demokrasi ve İslâmiyet

İki asır önce basılan bir ikonoloji* kitabında, kadın olarak tasvir edilmiş demokrasi; alnında asma yapraklarından bir taç, sırtında kaba saba giysiler; bir elinde nar, ötekinde yılan.
Her çağ kendi rüyalarını, kendi emellerini söyletmiş kelimeye; her demagog kendi yalanlarını. Uğrunda sel gibi kan akıtılmış.

Nedir bu demokrasi?

  • “Katıksız demokrasi ayak takımının despotizmidir”, diyor Voltaire.*
  • Demokrasinin temeli fazilettir”, diyor Montesquieu*…
  • De Maistre:* “hırstır”, diyor.
  • Demokrasi adaletin temelidir, Vacherot‘ya* göre.
  • Proudhon‘a göre, ruhanî ve cismanî bütün iktidarların sona ermesidir.
  • Thierry* için, demokratik cumhuriyetlerin sonu ahlâkî bir alçalıştır. Devamını Oku