Yazılar

Dönem ödevi dönemi başladı.

Dönem ödevi dönemi başladı… Öğrenciler olur olmadık ödevlerini hazırlamam için bana e-posta yollamaktalar. İnternetin ulaşılabilirlik ile ilgili bize ettiklerini tekrar gördüğümüz günlerdeyiz.

İşte bir tane mesaj “HOCAM 61.KONUYU BULAMADIM LÜTFEN YARDIMCI OLURMUSUNUZ?”

Metin imla açısından gayet düzgün olduğundan dikkatimi çekti. Ama buradan lise öğrencilerine sesleniyorum:

– Dönem ödevlerinize yardımcı olmuyorum. Litfenli cümlelerle yorum yazmayın boşuna… İnternetten arayınca da her ödevi bulamazsınız. Daha önce hazırlanmış dönem ödevlerini bulursanız bile bu bir işe yaramaz. Belki hocanızı, ama kesinlikle kendinizi kandırmış olursunuz.

Sene sonuna kadar bu yorumlar yine gelmeye devam edecek… google’a yazacaklar ve fakat bişi bulamaycaklar. Bulanların bir kısmı abisine ablasına babasına ödevi yaptıracak.

Yazılan tüm bu öğrenci mesajlarını görünce dönem ödevi konusu ile ilgili ciddi değişikliklerin ihtiyaç olduğunu düşünmeden edemiyorum.

Liselerin e-okul sistemine geçişi üzerine bir kaç öneri

Ziyaretçi trafiğimi şöyle bir inceleyince görüyorum ki alakasız bir girdi olmayacak bu yazdıklarım. Mevzumuz: MEB e-okul

Bu sene ilk defa e-okul lise uygulamasına (emin olmamakla birlikte) tüm Türkiye geçti. Bilindiği üzre daha önceleri ilköğretim bu sisteme geçmişti. Böylelikle sektörün önde gelen uygulamalarından BİLSA okul uygulamalarının amiral gemisi yara almış oldu. Devamını Oku

8 Yıllık Kesintisiz Çocukluk ve Lise 1

Lise öğretmenliğim boyunca her zaman 8 yıllık kesintisiz eğitim vardı. Bu yüzden yazdıklarımın bağzıları yanlış veya eksik olabilir. Fakat mevcut durum açısından bir tesbiti paylaşmak istiyorum.

Öğrencilerin 5. sınıftan sonra ayrı bir okula gittikleri veya liselerin orta kısımlarının olduğu benim öğrencilik yıllarımın, bu günkü öğrencileri ile karşılaştırdığımda temel bir kaç sorun görüyorum.

  • Öncelikle çocukluktan kurtulmak çevrenin değişmesi ile çok alakalı. Okuma-Yazma öğrenmeye gelen 7 yaşındaki veya 5-6 yaşındaki anaokulu çocukları ile aynı ortamda ergenliği yaşamaya başlaması 8. sınıf öğrencileri için sağlıklı değil. Liseye geldiklerinde çoğunun hala çocukluk davranışlarını etrafında yetişkin öğrenci modeli bulunmamasından sebep sergileyemediklerini görüyorum.
  • Bir başka sorun ise kesintizi 8 yıllık eğitimin kesintisiz olması.
  • Bir başka sorun da zorunlu olması. Eğitimin kalitesinin düşürülmesinin önemi olmadan herkesin okumuş görünmesi isteği. Devlet mekanizması bu konuda siyasi ve vatandaşların nasıl iyi vatandaş olacaklarını öğrenmesi veya oyalanarak zaman geçirmelerini hedeflemiş olabilir. Bunun ayırdına varamıyorum ama. Okuma yazma bile öğrenemeyecek akademik kabiliyette olan bir öğrencinin ilköğretim mezunu yapılmasının garip tarafları olduğunu düşünüyorum. Öğrenciler biliyor ki, kalma yok ve çalışma alışkanlığı geliştirmelerini, çile çekmelerine gerek yok. Başarı hep onlarla.

Bu gün onca sınavdan sonra 1. dönem bitti ve 9. sınıflarım geçen senelere göre azalmış da olsa bir hüsran yaşıyorlar. Bekledikleri gibi notları gelmedi. Veliler “benim evladım ilköğretimde böyle değildi!” nidalarını kuruyorlar. İyi de burası lise, zorunlu bir eğitim de değil. Öğrencilerimiz çalışmayınca sonuçta geçecek değiller.

Bir de fırsat eşitliğine değinmek istiyorum bu dönem biterken… Her öğrencinin imkan ve ortam bakımından eşit olmadığını düşünerek özellikle yıl sonunda öğrencilerin kişisel durumuna göre karar vermenin de (tabi ki adaleti gözeterek) şart olduğuna inanıyorum. Okuldan sonra yatalak büyükannesine bakan ve büyükbabası ile yaşayan bir öğrenciyle, her istedği yerine gelmiş bir öğrenci heralde eşit kriterlerle değerlendirilmez.

Öğrencinin elinden geleni yapıp yapmaması sorusu en kritik soru sanırım. Tüm bunlara rağmen özellikle Lise 1. sınıflarla ders yapmanın ayrı bir tadı da yok değil.

Mesleğimi seviyorum. Ama ömür boyu yapma fikri beni mahv ediyor:)