Yazılar

Dispers boyar maddeler

Dispers boyar maddeler amino ve hidroksil grupları ihtiva eden, düşük molekül ağırlıklı bileşiklerdir. Boyama esnasında, elyaf ile boyar maddedeki amino ve hidroksil grupları arasında H bağları meydana gelmekte ve dolayısı ile van der Waals kuvvetleri önemli rol oynamaktadır [22].

Polyester elyaf hidrofob özellik gösterdiğinden büyük moleküllü boyar maddeler elyaf içine kolay nüfuz edemezler. Bundan dolayı polyesterin boyanmasında en çok kullanılan boyar maddeler dispers boyar maddelerdir [25].

Dispers boya ve boyar maddeleri

Bu sınıf boyar maddelerin isimleri, suda çözünmemeleri ve uygulamanın sudaki dispersiyonlarında yapılmasından kaynaklanmaktadır [19].

Bunlara ilkin asetat lifinin boyanması için çıkarıldığından Asetat Boyaları denmişse de bugün sentetiklere de uygulandığından bunun yerine artık Dispers Boyaları deyimi kullanılmaktadır [24].

Dispers boyar maddeler, sudaki dispersiyonlarını oluşturmak üzere bir yüzey aktif madde katılmış su içine konur. Dispers boyar maddelerin suda çözünmeme özelliği, onun boya banyosunu terk ederek, çok daha substantif olan liç içine girmesini sağlar. Boyama banyosunun ısıtılması, boyar madde moleküllerinin enerjisini arttırır ve tekstil lifinin boyanmasını hızlandırır.  Isıma lifi bir dereceye kadar şişirir ve boyar madde moleküllerinin lifin amorf bölgeleri içine nüfuz etmesine ve orada yerleşmesine yardımcı olur. Boyar madde molekülleri lifin polimer sistemine H bağları ve van der Waals kuvvetleri yardımıyla tutulurlar [19].

Poliester lifleri, fazla kristalin ve hidrofobtur. Bunları kaynatarak orta ve koyu renklere boyamak bu yüzden çok zordur. Bu renkleri elde etmek için poliester lifleri, ya taşıyıcı ekleyerek veya yüksek sıcaklıklara ısıtarak boyanır [19].

 Kaynaklar:

[19] BAŞER, İ., ‘’Tekstil Teknolojisi’’, Marmara Üniversitesi Yayın No: 634, Teknik Eğitim Fakültesi Yayın No: 13, İstanbul, 1988.

[22] BOZDOĞAN, A., ‘’Atıksulardaki Tekstil Boyar Maddeleri Renginin Devrettirilen Koagülant (CaO-MgCO3) ile Giderilmesi’’, Doktora Tezi, İTÜ, İnşaat Fakültesi, İstanbul, 1984.

[24] ÖZGİRGİN, M., ‘’Boyar Madde Kimyası’’, Birinci Baskı, M.E. Basımevi, İstanbul, 1986.

[25] TROTMAN, E.R., ‘’Dyeing and Chemical Technology of Textile Fibres’’, Griffin, 1975.

Yazılı Sorularını Güncelledim.

Lise yazılı soruları arşivimi bu sene hazırladığım soruları ikeleyerek geliştirdim. Ortalama yükseltme ve Sorumluluk sınavlarına hazırlanan öğrenci ve öğretmenlerin umarım işine yarar.

İki Yeni Element Daha

İki yeni element Flerovyum ve Livermoryum ile birlikte periyodik cetvelin element sayısı 118’e çıktı.

31 Mayıs 2012 tarihinde IUPAC (Uluslararası Uygulamalu ve Saf Kimya Birliği) Flerovyum ve Livermoryum elementlerinin varlığını onayladı.

Amarikadaki Lawrence Ulusal Labaratuvarı ve Rusyadaki Nükleer Araştırmalar Ortak Enstitüsünden bilimadamlarının ortaklaşa çalışmaları sonucunda bulunan bu iki elementin resmi ilanı Haziran 2012  tarihinde IUPAC  dergilerinden Pure and Applied Chemistry dergisi sayısında yapılacak.

Flerovyum (Fl) atom numarası 114 ve atom ağarlığı ise 289 olarak belirlenirken, Rusya Nükleer Araştırmalar Ortak Enstitüsü kurucusu Georgiy N. Flerov (1913 – 1990) isimli fizikçinin adını taşımakta. Ve Livermoryum (Lv) ise atom numarası 116ve atom ağarlığı ise 293 olarak belirlenirken, Amerika Lawrence Livermore Ulusal Labaratuvarınındanadını almakta. Bu iki elementin varlığının naıtlanması titizlik gerektiren bir bilimsel ispat sürecinden sonra ortaya çıkmakta. Hal böyle olunca da bu tür buluşlar için ciddi bilimsel yatırımlar ve ancak ülkelerin ulusal labaratuvarlarında sağlanabilecek bilimsel yeterlilik gerektirmekte. Bilimde isim vermek bulanın hakkı olduğundan elementlerin adları da bu şekilde ülkelere veya bilim adamı isimlerine mal olmakta.

The IUPAC reviews and confirms the reported discovery of new elements then, approves the proposed names for new elements. The confirmation and approval process usually entails a few years of repeated experimentation in independent laboratories to verify the results of the discovery of a new element. As of May 31, 2012 the IUPAC has confirmed and approved the names for 114 elements (Here’s the official IUPAC periodic table). Scientists have reported discoveries for other elements, but these results have not yet been confirmed.

IUPAC tüm dünya tarafınfan otoritesi kabul edilmiş ve alanda standartları koyan ve onayları veren bir uluslararası topluluk olarak önemini kurulduğu günden beri sürdürmekte. Bu kritik önem, bilimsel süreçlerin standardizasyonunu sağlamakta. Bu alanda ortak dili geliştirmekte. Bu dil aynı zamanda modern teknolojinin diline de uyum sağlama amacını da taşımakta.

Kaynak: earthsky.org

9. Sınıf Öğrencilerinden İnciler

7. soru incileri