Yazılar

Kimya Programından Beklenen Çıktılar

Ortaöğretim kimya programında kimya eğitiminden umulan çıktılar dört ana grupta mütalâa edilmiştir:

  • Kimya İçerik Kazanımları, işlenen odak konu ekseninde, o konudan ve doğrudan edinilmesi beklenen, bilgi, kavrama, bilgiyi uygulama, analiz ve sentez düzeyinde kazanımlardır. Bu kazanımlar, kimya dersi içeriğini belirleyen, ana yol göstericiler gibi düşünülmelidir. Kazanım içeriğinin çok farklı derinliklerde düşünülebileceği hallerde, o kazanımla ilgili açıklama ve sınırlamalar da kazanımlar çizelgesinde yer almaktadır. Kazanım metninde adı geçmeyen bir kavram, kazanımın açık ve anlaşılır düzeyde işlenmesi için gerekli ise, o kavram veya bilgi de kazanımın bir parçası olarak düşünülebilir. Ancak, bu esneklik, herkesin kendi açısından önemli gördüğü konuları kimya öğretiminin merkezine koyması anlamına gelecek tarzda algılanmamalı, ders işleme senaryolarında ve kitaplarda, belli konularda aşırı zaman kaybı ve ayrıntıdan kaçınılmalıdır.
    Kimya içerik kazanımları, genel olarak, yazılı ve sözlü sınavlarla ölçülebilir kazanımlardır. Özellikle ülke çapında yapılan seçme sınavlarının, içerik kazanımları temelinde hazırlanacağı varsayılmıştır. Aynı kazanım için, farklı öğretmen veya kitap yazarı tarafından ortaya konulacak işleniş tarz ve derinliğinin, içerik kazanımları temelinde düzenlenmiş sınavlar için bir sorun olmayacağı düşünülmüştür.
  • Bilimsel Süreç Becerileri (BSB), kimya biliminin kavram, ilke, betim ve problem çözme örgüsü içinde, tek tek örnekler üzerinden öğrencilerin, kendi zihinsel ve psikomotor koordinasyonlarıyla oluşturmaları beklenen düşünme, gözlemleme, kestirme (sınırlı veriye ve/veya işleme dayalı tahmin), ölçme, yorumlama, sunma ve irdeleme yetilerini ifade eden önermelerdir. Bu kazanımlar, kimya eğitiminin bütünü içinde gelişecek kazanımlar olup sınıf içi her bir etkinlikle bunlar arasında bire bir ilişki mümkün değildir. Başka bir deyişle, kimya içerik kazanımlarının her biri, bilimsel süreç becerilerine az veya çok katkıda bulunur. Sonuç olarak, içerik kazanımlarıyla bilimsel süreç becerileri arasında tekil ilişkiler kurmak veya aramak gereksizdir.
  • Kimya-Teknoloji-Toplum-Çevre İlişkisi Kazanımları (KTTÇ), kimya eğitiminin farklı yönlerinin birleşerek ortaya çıkaracağı varsayılan, kimyanın hayata, hayatın dakimyaya etkisi, kimyasal faaliyetler sonucu çevrede ortaya çıkan etkiler, bu etkilerin yine kimya kullanılarak azaltımı, gündelik hayata girmiş kimyasalların kullanım ve işlev bilinci gibi hususlara ilişkin, çoğu zaman dolaylı, odak konular işlenirken özel olarak vurgulanmayıp genel kimya kültürü ile ortaya çıkması öngörülen kazanımlardır. Bu kazanımların her biri için, işlenen konular içinde belli bir yer bulunamayabilir; fakat öğrencinin edineceği genel kimya kültürünün, bu kazanımları da getireceği düşünülmelidir.
  • İletişim, Tutum ve Değer Becerileri (İTD), tek başına kimya eğitimi ile ilgili olmayıp, bütün alanlardaki eğitim gayretlerinin ortak ürünleri olması beklenen, özgüven, tolerans, saygı, aile/millet/vatan sevgisi gibi sosyal tutum ve değerlerle kendini ifade, birlikte yaşama iradesi, düşünce ve hislerini paylaşma arzusu gibi iletişime gönüllülük anlamı taşıyan olumlu eğilimlerdir.

Kimya içerik kazanımları, metinler, sınıf içi etkinlikler ve eğitim araç-gereçleri için belirleyici olan, bir bakıma programın özü sayılabilir kazanımlardır. Ortaöğretim Kimya Programlarında, kimya içerik kazanımları üniteler hâlinde organize edilmiştir:
Bu ünitelerden her biri için, konu başlıkları önerilmiş, “Kimya İçerik Kazanımları” yanında, her kazanımın içerik belirleyiciliğini netleştiren “Konunun İşleniş Derinliği/Etkinlik Örnekleri” ve “Açıklamalar” sütunlarıyla eğitim öğretime nelerin dâhil edileceği ve nelerin dışarıda tutulacağı belirtilmiştir.

Bu vizyon çerçevesine baktığımızda, sanki ülkemizdeki Kimya eğitimi daha çok Kimya İçerik Kazanımları veBilimsel Süreç Becerileri üzerinde ilerliyor gibi. Sınavların bu kadar önemli olduğu bir sistemde nasıl bu vizyona ulaşılır sorusuna bir cevap da bulabilmiş değilim.

Öğretmenin 55 Altın Kuralı

Ron Clark gezip tozduktan sonra hayatında hiç yapmayı düşünmediği öğretmenlik mesleğine başlamış bir amerikan vatndaşı. Kendisi bizde ilköğretim diyebileceğimiz yaş sınıfına ders vermekte. Çılgın projeler başarmış, dikkat çekici ve sıradışı bir kişilik. Kendine has teknikleri de olan yazarımızın meslek ile ilgili prensiplerini sıraladığı kitabı 185 sayfa kadar.

Öğretmenin 55 Altın Kuralı,

Ron Clark

Benim ilgimi çeken ilham verici tecrubelerinin de olduğu kitabının 131. sayfasında yazar, Çocuklarla İlişki Kurmanın İpuçları bölümünde:

  1. Çocuklar düzene gerek duyar ve düzenden hoşlanır.
  2. Çocuklar kişiliğinizden hoşlanırsa, sizin için çok çalışırlar.
  3. Çocuklar kendilerinden neler beklendiğini bilmek ister.
  4. Çocuklar önemsendiklerini bilmek ister.

şeklinde maddlerden bahsetmiş.  Evet, bunları yalın olarak okuyunca aslında bir anlam ifade etmiyorlar. Çünkü bunları kim istemez ki diyor insan kendi kendine. Mesleği icra ederken bazen bu nasihatlari unutmak mümkün oluyor. Bir kez daha hatırlamakta yarar var.

Velilerle İlişki Kurmanın İpuçları bölümünde ise çok çarpıcı olduğunu düşündüğüm noktalara parmak basmış yazar. “İlk olarak velilerle ilk iletişiminiz olumlu olsun. Onlara güzel şeyler söyleyin. Daha sonraki görüşmelerinize söyleyeceklerinizi saklayın.” demekte. Görüşmelere gelen veliler genelde gergindirler. Ön kabul olarak çocuklarının sorunlarını dinlemeye gelecekleri yönünde yaygın bir ruh hali taşırlar. Bu açıdan da dikkat edilmesi gereken bir durum oduğunu düşünmekteyim. İlk tanışma görüşmesidne öğrenci ile ilgili güzel yanlardan bahsetmek.

Kitap hızlı okunabilecek, içinde bol bol yazarın başına gelenleri, tecrubeleri de içeren bir mahiyette.

Ev içindeki iletişimin telel kuralları

  1. eleştiriye açık olmak
  2. başkalarının fikirlerine saygı duyması
  3. kendi fikrini zorla kabul etmemesi