Yazılar

Açık Deniz Kenarında’dan kalanlar

Açık Deniz Kenarında August Strindberg

August STRINDBEG hakkında söz söyleyebilecek en son kişilerden olduğumu düşünüyorum. Bir kaç internet araması ve ufak bir kaç okumadan başka hiçbir bilgiye sahip değilim. Okuduğum seyrettiğim bir çok kitap gibi değer verdiğim referanslar sayesinde yazarla tanıştım.

Bana iyi geleceğini düşünerek kasvetli kış aylarında okumaya başladığımda ilk ilk olarak uzun uzun tasvirlerle, ayrıntılı sezgiler denizinde yüzen bir yazarla karşılaştığımı farkettim. Kitap ilerledikçe Axel Borg’un sıkıntıları daha çok beni kapladığında niye ben de aynı acıları yaşıyorum diye düşünüyordum.

İnsanın galiba trajedisi yanlızlığının farkında olmak ile başlıyor. Farkettiğim yanlızlık duygusuna bir de anlaşılamamak eklenince becerikli Axel’in sıkıntıları ortaya çıkıyor sanırım. Eksik şeyler listesine inanç eksikliğini de eklemem gerek sanırım.

Zeka’ya aşırı bağlanmış Axel’in bu halini kitapta geçen şu sarsıcı tabir iyi açıklıyor galiba:

… kaderini düzenlemek üzere evine gitti. (s.177)

Son olarak yazar ile Axel arasında ruh hali açısından farkın olmasının imkanı yok. Bu kadar ayrıntılı iç çalkantıları yazabilmek için yaşamak lazım. Nitekim hayatı okununca yazarın bu da farkediliyor.

Kitaptan bir kaç altını çizdiğim bölüm paylaşmak istiyorum.

Devamını Oku