Okuduğum Kitaplardan ilgimi çeken alıntılar…

İyi Bir Bilimsel Makale İçin Öneriler: Sırada ne var? (9)

letterChemistryViews sitesinde yayınalan İngilice makale serisinde Bilimsel Makale yazmanın inceliklerinden bahsediliyor. Bu işlere yeni başlayanlara yarararlı olacağını düşünerek çeviriyorum:

Hiç sonuçlarınızı yayınlanabilir makale olarak düzemlediğiniz çalışmalarınızı red almamak için mücadele ettiniz mi? Asian Journal of Organic Chemistry, dergisinin yönetici editörü Richard Threlfall makalenizin her bir bölümünü nasıl geliştirilebileceğini ve yayınlanma ihtimalinin nasıl arrtırılabileceğini gösteren içeriden ipuçları veriyor.

Sırada ne var?

Artık bir makaleni yazdın, tekrar düzenledin ve sonunda da bir dergiye gönderdin. Gerisi artık editör ve hakemlerinde elinde. Editörlerin ve hakemlerin gözünden 4 noktanın göz önüne alınır:

  1. İnovasyon – Makale benim bir yerlerde bulamayacağım ne sunuyor?
  2. Hipotezler – Bu çalışmayı yapmak için güzel bir sebep, dayanak notası var mı? Hangi soruya cevap veriyor.
  3. Kanıtlar – Veriler ve açıklamalar sonuçları destekler nitelikte mi?
  4. Yazım – Makale güzelce yazılmış mı? Ana sonuçları anlamakta zorluk çekiyormuyum?

Herşeyden önce, bir editör/hakem başlığı okumalı. Basit gibi geliyor ama başlıklar ilk izlemini verir. Başlık ile iligili önceki yazımızı inceleyiniz, bu konuda bazı ipuçları içermekte. İlgin mi? Bilgi verici mi? Bu makale bu alanda etkili bir katkı olacak mı? Okuyucuya makalenin tamamını okuması için motivayon veriyor mu? Genel bir fikir olarak hakemler başlığın makale içeri ile uyumlu olmadığını genelde söylerler, bu sebeple bu konuya dikkat etmekte yarar vardır.

Sonraki iş ise genel olarak makalenin şeklidir. Bilinen hangi konuya dahil bir içeriği var. Bu konuda ileri seviye ne bilgi veriyor? Bu konuda yenilikçi ne var? Tartışmalı tezat birşeyler var mı veya beklenmeyen sonuçlar içeriyor mu? Yeni bir konsptten bahsediyorsanız veya tartışmalı görünen birşeylerden bahsediyorsanız, araştırmanızı güzelce ve ayrıntısı ile açıklamanız tavsiye edilir. Bu durumda, giriş kısmına makalenin biraz daha fazla zaman ayırmayı düşünün, bu konuda bazı ipuçları için önceki makale girişlerine göz atın. Bu yolla hakemlere bilmesi gereken temel bilgileri vermiş olursunuz ve kendi kendilerine ihtiyaç duymayacakları ve yapmamış olacakları bazı önemli noktaların altını çizmiş olursunuz.

Editör ve hakem makalenin mefhumunu bir kere anladıktan sonra, tabiki sonuçlarınızı ve deneysel kanıtlarınızı hedefiniz anlamında inceleyecektir. Hakemler siz açıkladığınız sürece deneysel sonuçlarınızı konusunda mantıksız beklentileri olmaz. Basit bir örnek olması anlamında, eğer reaksiyon veriminiz %50 ise diğer %50’lik kısıma ne olduğunu açıkladığınız sürece size bu konuda bir soru gelmez. Basit bir iş zor bir çalışmaya dönüşse bile ve siz verimi arttırmak için mantıklı adımlar atmışsanız, bu kadarı yeterlidir. Sizin hedefiniz hakemin “Merak ediyorum neden X’i denememişler?” veya “Neden reaktanlardan 20 eşdeğer miktara ihtiyaç duyuyorlar?” gibi soruları sormasını engellemek olmalı.

Editörler ve hakemler deneysel verilerini kontrol edecekler ve destekletici dokumanlarınız da vurguladığınız noktaları destekler özellikler olmalıdır. Örneğin, inceleme biçiminiz gibi. Eksik karakterizasyon da hakemler tarafından genel olarak verilen eleştirilerdir. Bu sebeple karakterizasyon için gerekli her şeyi makalenize eklemelisiniz. Aynı zamanda derginin yazarlar için rehber belgesindeki karakterizasyon için beklentileri varsa dikkate alın.  Hakemler analitik verilerinizdeki en ufak uyumsuzluları bulma noktasında oldukça mahirdirler, bu sebeple eğer böyle bir durum varsa bunu görmezden gelmeyin. Verilerdeki anomaliler hakkındaki mantıklı bir tartışma, müphem datalarınız olsa bile bunları görmezden gelmenizden daha iydir.

Son olarak, ingilizce bir makale gönderiyorsanız, mümkünse anadili ingilizce olan birisine bu makaleyi redakte ettirmeyi deneyiniz.  Bir çok profestonel makale redaksiyon servisi aynı işi yapmaktadır, tek farkı ise ödeyeceğiniz miktardır. Dili kontrol etmek, bilim alemi için devrim niteliğinde sonuçlarınız olsa bile bilimsel veriler kadar önemlidir. Editör veya hakemler ne anlattığınızı anlamazlarsa, bilimsel çıktıların önemini kavrayamazlar.

Unutmayın, araçtırmanız hakkında en iyi bilgiye siz sahipsiniz, bu sizi bu konuda uzman yapar. Sizin için aşikar olan şeyler başkaları için aşkiar olmabilir ve bunu anlaması için konu üzerinde uzun zaman harcaması gerekir. Bu nedenle, editörün ve birisinin makaleniz üzerinde uğraşmaması için araştırmanızı açıkça ve direkt olarak ifade etmek size kalmış durumdadır. Hiçbir soru cevapsız kalmayaca şekilde açıklama yapmaya çalışın.


Bu da ilgilinizi çekebir:

Orjinal makale DOI:  10.1002/chemv.201200126 veya burası

İyi Bir Bilimsel Makale İçin Öneriler: Kaynaklar (8)

letterChemistryViews sitesinde yayınalan İngilice makale serisinde Bilimsel Makale yazmanın inceliklerinden bahsediliyor. Bu işlere yeni başlayanlara yarararlı olacağını düşünerek çeviriyorum:

Hiç sonuçlarınızı yayınlanabilir makale olarak düzemlediğiniz çalışmalarınızı red almamak için mücadele ettiniz mi? Asian Journal of Organic Chemistry, dergisinin yönetici editörü Richard Threlfall makalenizin her bir bölümünü nasıl geliştirilebileceğini ve yayınlanma ihtimalinin nasıl arrtırılabileceğini gösteren içeriden ipuçları veriyor.

Kaynaklar

Deneysel bölüm gibi kaynaklar bölümünü oluşturmak çok kolaydır. Fakat bir kaç küçük nokta vardır ki işinizi kullanıcı dostu yapar.

Özellikle makalenizin giriş kısmını, atıflarken araştırma alanınız ile en alakalı makalleleri veya iyi bir çerçeve sonun review (inceleme) makalelerini eklemeniz iyi bir püf noktası olacaktır. Muhtemelen bu konuda düşünmemişsinizdir, fakat bu durum editör ve hakemlerin sizin alanınızda bilgi sahibi olduğunuzu ve gerçekten bu alandaki neyin önemli olduğunu bildiğinizi gösterecektir.

Basit bir örnek vermek gerekirse , şu şekilde bir durum açıklaması “C-H aktivsyonu geçtiğimiz yıllarda artarak önem kazanmıştır [1]” ve ardından referanslarda 25 farklı C-H aktivasyon örneği vermek çok da yararlı bir davranış olmayacaktır. Buna rağmen bu gerçekten gerekli ise, geniş bir durum açıklaması içeren tartışmaları eklemeden sadece ön önemli mihenk taşlarından bahsetmekte yarar olacaktır.

İyi bir referans yönetimi yazılımı size çok yardımı olacakır (Artık microsoft word ve open office kendi içlerinden bu özellikleri dahil ettiler. Çev. Notu). İyi bir referans yönetim yazılımı mahalenin sıralamasında herhangi bir karışıklık olmadan sorunsuz olarak yapılmasında yararı olmakta (Eskiden elle bu tür işlemleri yaptığımızda çok daha fazla yorucu olmakta idi. Çev. Notu), aynı zamanda değişik referans stilleri arasında geçiş yapılmasını kolaylaştırmaktadır. Bu yazılımların bazılar web tabanlı uygulamalar olarak bulunmakta ve bir denemeye değer kalitedededirler.

Bunların dışında Mendeley, ResearchGate, ACS ChemWorx vb. gibi bilim adamları için oluşturulmuş sosyal network uygulamaları bulunmakta. Bunlar vasıtası ile makalenizin erken döneminde literatür taraması aşamasında bulduklarınızı kategorize edip kaynak yönetiminde daha düzenli bir çalışma yapabilirsiniz. Böylece daha önce bulduğunuz önemli bir makaleyi bilgisayarıızın dosya altlarının karmaşıklığında kaybetmezsiniz. Bu tür bilimsel sosyal uygulamaların bir güzel özelliği de makalenin tam metnine ulaşamadığınız durumlarda makale yazarına ulaşarak tam metin talebinde bulunmanız, yazara sorular sorabilmeniz ve etkileşimle sorunlarınızı çözebiliyor olmanızdır (Çevirmenin Notu).

Son olarak, atıflarınızın güncel olmasına dikkat ediniz. Son yapılan çalışmaları içermeyen bir kaynaklar bölümü editör ve hakemlere iki şeyi söyler:

  1. Bu çalışma alanının modası geçmiş
  2. Yazar güncel çalışmalar hakkında bilgi sahibi değil.

Bu belirttiğimiz noktaları dikkate alarak düşünürseniz, referanslarınız sizin tahmin edebileceğinizden daha fazla bir şekilde hakemlik aşamasında önemli bir etki verecek şekilde katkı sağlar.

 


Orjinal makale DOI: 10.1002/chemv.201200125 veya burası


Araç eksozlarında nanopartiküller

http://pubs.acs.org/doi/abs/10.1021/es405687m

http://pubs.acs.org/doi/abs/10.1021/es405687m

Finlandiya Tampere Teknoloji Üniversitesinden Topi Rönkkö ve arkadaşları mikrometre altı boyutlardaki araçların eksoz partiküllerini inceleyen bir çalışma yayınladılar. Araçlardan birincisi ağar işler için çalışan dizel kamyonunu yol şartlarında ve ikincisini direk enjeksiyonlu benzinli bir binek araç  dinanometreye bağlanmış olarak bir denemeye tabi tuttular.

Motorun frenleme şartları altında eksoz partikülerinin %20 ila 30 kadarı 3nm’den daha büyük olarak oluştuğunu gözlemledi. bu partiküllerin uçucu olmadığı ve insanlar için sağlık riski taşıyan madeni yağ türevi metallerden çinkolu, fosforlu ve calsiyumlu bileşiklerden oluştuğunu belirlediler.

Bu partiküllerin oluştuğu şartlar sürücünün ayağını gaz pedalından kaldırıp viseste arabayı seyir halinde bıraktığı ana denk gelmekte. Tipik olarak bu durum yakıt ekonomisi için yapılan sürüş karakteristiği olarak düşünülürse durumun ne kadar yaygın olduğu anlaşılacaktır. Yokuş aşağı inerken viteste iniş yapmak, tarfik ışıklarında otomatik visteli bir araçta beklemek veya bir otobüsün durakta durması gibi. Anlatılan durumlarda, direkt enjeksiyonlu motorlarda ise gazdan ayağın kaldırıldığı viteste ilerleme durumlarında benzin tüketiminin sıfır olduğu da unutulmamalıdır.

Makaleyi yayınlayan araştırmacılara göre bu emisyonlar filtrayon sistemleri ile ya da araç yağ karakteristiğindeki metal içeriğini ve visikozite değerini değiştirerek azaltılabilir.

Araştırmanın en ilgi çekici yanı ise aslında ekzost gazlarının katalitik konvertörler ile azaltılan NOx ve COx emisyonlarının sadece çevreye ve insana zarar vermediğinin ispatlanması. Dizel ve benzinli motorların özellikle belirtilen şartlarda ağar metal salınımını çok küçük partiküller halinde havaya salması ve bu partiküllerin neredeysel bir kaç molekülün birleşmesinden oluşması.

Adı geçen makaleye aşağıdaki linklerden ulaşılabilir:

Vehicle Engines Produce Exhaust Nanoparticles Even When Not Fueled,
Topi Rönkkö, Liisa Pirjola, Leonidas Ntziachristos, Juha Heikkila, Panu Karjalainen, Risto Hillamo, Jorma Keskinen, Environ. Sci. Technol. 2014 DOI: 10.1021/es405687m.

İyi Bir Bilimsel Makale İçin Öneriler: Deneysel Kısım (7)

letterChemistryViews sitesinde yayınalan İngilice makale serisinde Bilimsel Makale yazmanın inceliklerinden bahsediliyor. Bu işlere yeni başlayanlara yarararlı olacağını düşünerek çeviriyorum:

Hiç sonuçlarınızı yayınlanabilir makale olarak düzemlediğiniz çalışmalarınızı red almamak için mücadele ettiniz mi? Asian Journal of Organic Chemistry, dergisinin yönetici editörü Richard Threlfall makalenizin her bir bölümünü nasıl geliştirilebileceğini ve yayınlanma ihtimalinin nasıl arrtırılabileceğini gösteren içeriden ipuçları veriyor.

Deneysel Kısım

Tüm bilimsel makalenin belki de en kolay yazılacak bölümü, ne kadar, ne miktar kullandığınız belirtmekle elde edilen ve ne kadar karıştırmada bıraktığını anlatan yani ne yaptığınızı yazıya çevirmekle elde edilen bölümdür. Tüm bunların sonunda bir deneysel bölümünüz oluşur.  Basit bir öneri olarak dikkat etmeniz gereken şey bu bölüm okunması kolay bir metin yazmanızın gerektiğidir. Unutmayın, makalede sunduğunuz her fikri gösteren bir delil niteliğindedir ve makalenizi okuyan bir kısım insanlar bu uygulamanızı deneysel kısımdan bakarak tekrar gerçekleştirmek isteyeceklerdir. bu sebeple, açıklık ve gerçekten yardımcı olacak püf noktalardan bahsetmek yararlı olacaktır.

İki önemli ipucu: tekrardan sakının ve deneysel sonuçlarınızla uyumlu bir deneysel kısım yazın. Tekrar tekrar  kullanılan maddelerin miktarlarından, reaksiyon şartlarından veya analitik tekniklerden bahsetmemek gerekir ve böyle bir davranış makalenin önemli bölümlerini bulmayı zorlaştırır. Genel uygulamaların bir özeti, analitik teknikler ve diğer bağlantılı detaylar Deneysel bölümün başında genel ifadeler olarak vermek, gereksiz tekrardan kurtarır.

Verilerin verilmesindeki tutarlılık  deneysel bölümü hakemler tarafından incelendiğinde daha kolay kullanılabilir hale getirir. Herhangi bir SCI kapsamındaki derginin yazarlar için hazırlanan klavuzuna ve derginin eski sayılarına bir göz atın. Örneğin AJOC dergisinin yazar klavuzu: http://onlinelibrary.wiley.com/journal/10.1002/(ISSN)2193-5815/homepage/2157_notice.html. Böylece verilerinizi nasıl formatlayacağınız hakkında bir fikir edinmiş olursunuz.

Hatırdan çıkartılmaması gereken bir başka nokta da, bir çok dergi kullanılan kimyasallar ile alakalı analitik verileri açıklamak gereklidir. Fakat yazım klavuzuna ilk olarak bakmak gerekir.

Hakemler sıklıkla deneysel verilerilerinizde daha sonra incelemek ya da ilgilenmek için bıraktığınız, gerçekte saydece yazım veya makalenin eski versiyonunda kalma tutarsızların altını çizer veya bununla ilgili size soru yöneltir. Bu nedenle, verilerinizi açıkça sunmaz ve göndermeden önce baştan bir kez kontrol etmek gereksiz hakemlerle gereksiz bir revizyon randunundan kurtulmak için değecektir.


Orjinal makale DOI: 10.1002/chemv.201200124 veya burası