Zintl Fazı

Kimyada, Alkalli metal veya Toprak Alkali metallleri ile metaloid olarak tanınan 13., 14., 15. veya 16. grup metallerinin tepkimesi ile oluşan yapılar olarak tanımlanır.  İlk defa,1930’lu yıllarda Alman kimyacı Eduard Zintl tarafından incelendiğinden dolayı bu adı almıştır[1] ve ilke defa “Zintl Fazları” tabiri 1941 yılında Laves tarafından kullanılmıştır.[2]

Zintl fazları kırılgan, yüksek erime sıcaklığına sahip intermetalik bileşiklerin diamagnetik veya sıcaklıktan bağımsız paramanyetik zayıf iletken veya yarıiletken bileşiklerin bir alt grubu olarak sınıflandırılabilir.[3] Belirmek gerekir ki, Zintl yapısında atomların daralmasına bağlı olarak yapıda katyon yapılarının oluşması söz konusudur.[3] Bu da Zintl fazlarında elektronların bu sıkışmadan dolayı elekropozitif metallere aktarılmasına ve iyonik bir karakter sergilemesine yol açar.[3] Anyonun yapısı(aynı zamanda Zintl iyonu olarak da adlandırılır) bu fazın elektronik karakterinin sebebi olarak düşünülebilir. Bu fikir Zintl kuralı veya Zintl konsepti olarak geliştirlerek polianyon yapısının bir izoelektronik element gibi davrandığını söylenebilir.[1]

References

  1. ^ a b S.M. Kauzlarich, Encyclopedia of Inorganic chemistry, 1994, John Wiley & Sons, ISBN 0-471-93620-0
  2. ^ Zintl Phases: Principles and Recent Developments, Book Series: Structure and Bonding.
  3. ^ a b c Sevov, S.C., Zintl Phases in Intermetallic Compounds, Principles and Practice: Progress, Westbrook, J.H.; *Freisher, R.L.: Eds.; John Wiley & Sons.

Yakutun Fiziksel Özellikleri

Yakutun kristal yapısı

Yakutun Minerallerin Mosh ölçeğine göre sertliği 9,0’dır. Doğal taşlar arasında10,0 Mosh sertliği ile moissanite and elmas yakutun sertliğini geçen malzemelerdir. Yakut temel olarak α-alumina (Al2O3‘un en kararlı halidir.) yapısının içinde kararsızlık olarak az miktarda Al3+ iyonları ile yer değiştirmiş olarak Cr3+ iyonları içeren bir krital örgüsüdür. Her bir Cr3+ oktohedral olarak altı adet O2− iyonu ile çevrelenmiştir. Bu kristal düzeni her bir Cr3+ iyonuna güçlü bir etki yapar ve sarı-yeşil görünür bölgedeki tüm spektrumu adsorplayarak kristalin kırmızı renk vermesine sebep olur.[1] Yüzeyin mücevher parlaklığı verilerek parlatılması ile beyaz ışık kaynağından yeşil ve menekşe rengi çıkartılması ile elde edildikten bu kırmızı renk yansıması ortaya çıkar. 694 nm dalgaboyundaki fotonların iki ayna karşısında karşılıklı yansıtılması ile ışığın yayınlanması güçlenir. Bu durum ilk defa 1960 yılında Theodore Maiman tarafından gerçekleştirilerekyakut tabanlı lazer meydana getirmiştir.

Her bir doğal yakut rutil (aynı zamanda ipek de denir) iğnemsileri ve renk farklılaşmaları şeklinde safsızlık içerir. Taş uzmanları bu iğnemsilerin doğal ile yapay yakutları, benzerlerinden veya sahtelerinde ayırmak için kullanırlar. Genellikle kaba taşlar kesilmeden önce ısıtılırlar. sonra Usually the rough stone is heated before cutting. Neredeyse tüm yakutlar bir şekil verilerek işlenirler ve bu ısı ile yapılır. Bununla birlikte bazı yakutlar işlenmeden de iyi prim yapabilecek kadar mükemmel kalitede olabilirler.

Bazı yakutlar üç noktalı ve altı noktalı yıldız kümesi şekli(asterizim) gösterebilir. Bu yakutlar kabokhon şeklinde forma sokulduklarında düzgün bir şekilde sonuç elde edilir. Bu asterizim tek ışık kaynağında en güzel şekilde görülebilir ve ışığın ilerlemesi veya taşın dönüşü gibi taş boyunca ilerler. Bu etkiler ışık ipeklenme tarafından taşın içinde ışığın ilerlemesi kesilinceye kadar devam eder. Bu taşın içine dahil olan safsızlıkların taşın değerine olan etkisini gösteren bir göstergedir. Buna ilave olarak, yakutlar nadir de olsa katoyansi veya kedi gözü efekti gibi renk değişiklikleri gösterebilir.

Hakemlerin Yorumları Doğrultusunda: Makeleniz Reddedildi (12)

letterChemistryViews sitesinde yayınalan İngilice makale serisinde Bilimsel Makale yazmanın inceliklerinden bahsediliyor. Bu işlere yeni başlayanlara yarararlı olacağını düşünerek çeviriyorum:

Hiç sonuçlarınızı yayınlanabilir makale olarak düzemlediğiniz çalışmalarınızı red almamak için mücadele ettiniz mi? Asian Journal of Organic Chemistry, dergisinin yönetici editörü Richard Threlfall makalenizin her bir bölümünü nasıl geliştirilebileceğini ve yayınlanma ihtimalinin nasıl arrtırılabileceğini gösteren içeriden ipuçları veriyor.

Makale Reddedildi

Bazılarına göre hakemlik ücreti diye birşey ödense idi muhtemelen yüzlerce dolar tutacaktı. Fakat böyle bir durum sözkonusu bile değil. Hakemler makalenizin kalitesini, bilimsel içeriğini ve okunabilirliğini geliştirmek için çalışan ve yüzlerce dolar tutan bu işi gönüllü olarak yapan ve bunu yaparken tecrubesini haddinden fazla tecrubesi olan kişilerdir. Bundan dolayı bu yorumların gereğinin çoğunu gerçekleştirmek size kalmıştır. Ne olursa olsun hakemlik sürecinin sonucu, makalenizin gelişmesine imkan sağlamasıdır. Bu sebeple bu yorumları asla gözardı etmeyin.

İlk olarak reddedilme hakkında konuşalım. İyi bir durum değil ama herkesin başına gelen bir durum.

Bir liste halinde hakemlerin makaleniz hakkındaki yorumlarını alacaksınız. Sadece görmezden gelip bu haliyle başka bir dergiye asla yollamayın. Çünkü eğer böyle bir şey yaparsanız iki şey olabilir.

  1. Gönderdiğiniz yeni dergi makalenizi incelemek için farklı bir hakeme gönderir  ve hakem benzer yorumlarda bulunur. Bunun üzerine makaleniz red edilir.
  2. Gönderdiğiniz yeni dergi tesadüfen sizin makalenizi incelemek için aynı hakeme gönderir  ve hakem onca zamanın boşa harcandığını görür. Bunun üzerine o da hızlı bir şekilde red tavsiyesinde bulunur.

İki durumda da kendinizin ve herkesin zamanını boşa harcarsınız ve elinizde yayınlanmış bir makale de olmaz. Hakemlerin yorumları hakkında düşünmek ve gerekli ise düzeltmeleri yaparak başka bir dergiye göndermek her zaman daha iyidir.

Sıklıkla hakemler kısa bir liste halinde bakıp düzeltmeniz gereken şeylerin listesini verirler. Böyle bir durumda sizin bu bir kaç örnekle yetinmeyip makalenin tümünü incelemeniz çok önemlidir.  Böylelikle makaleniz daha iyi bir bilimsel içerik olacağından kabul alması kolaylaşmış olacaktır.


Orjinal Makale: DOI: 10.1002/chemv.201300026 ya da burası

 

Bilimsel yazın tarzı 2 (11)

letterChemistryViews sitesinde yayınalan İngilice makale serisinde Bilimsel Makale yazmanın inceliklerinden bahsediliyor. Bu işlere yeni başlayanlara yarararlı olacağını düşünerek çeviriyorum:

Hiç sonuçlarınızı yayınlanabilir makale olarak düzemlediğiniz çalışmalarınızı red almamak için mücadele ettiniz mi? Asian Journal of Organic Chemistry, dergisinin yönetici editörü Richard Threlfall makalenizin her bir bölümünü nasıl geliştirilebileceğini ve yayınlanma ihtimalinin nasıl arrtırılabileceğini gösteren içeriden ipuçları veriyor.

Basit Dil Kullanımı

Bir önceki yazıda kağıt kalemi alıp paragrafın düzenlenmiş halini yazmanızı istemiştim. Sizinkisi aşağıdakine benzer olmalı:

“Fonksiyonlanmış politiyofen 1 bileşiği ilgi çekici elektronik özellikler gösterir ve politiofen C5 pozisyonunda benzil grubunun bulunmasından dolayı fluresans özelliktedir. Bu sentetik metod hem önceki politiyofen fonksiyonizasyon çalışmalarına göre belirgin bir ilerleme gösterir ve hem de yeni foto uyarılabilir oligomerlerin üretilmesi yolunu açar.” Umarım sizinkisi de aşağıdaki hale dönüşmüştür:

“C5 pozisyonunda benzil grubu içerdiğinden dolayı, fonsiyonlanmış politiyofen 1 kullanışlı elektronik özellikler ve floresans özellikler içermektedir. Bizim sentetik metodumuz önceki çalışmalara nazaran üçden az metod içermekdir ve başka fotouyarılabilr oligomerler üretiminde kullanılabilir.”

Yeni paragraftaki önemli nokta kritik teknik bilgi ve onun etkileridir. Bu da C5 benzil grubunun elektronik özellikler, floresansı ve bu yöntemle başla fotouyarılabilir oligomerlerin de üretilebileceğidir. Bu aynı zamanda spesifik olarak bu çalışmadaki sizin metodunun avantajını anlamada da daha yararlı olacaktır.

Mesajınızı Okuyucuya, Editöre, Hakeme Taşımak
The thesaurus function is very convenient in the popular word processing packages for finding all sorts of alternative and more complicated words for whatever you want to say. However, as Oppenheimer showed in the study cited at the beginning of the first part, complicated words may sound impressive to you, but they often have the opposite effect on your reader. A reader/editor/reviewer may be turned off and may well miss the whole point of your manuscript if it is unnecessarily dressed up in difficult language.


Bringing a Better Understanding of Science to the Public

Burada ikincil nokta ise bilimsel iletişimlerin halka iletilmesindeki zorluktur. Bilim adamları anlaşılmaz olmaya yatkındırlar, çünkü bizler genelde normal olarak karmaşık bir teknik dil kullanırız bu da bilimadamı olmayanların bu konulara ulaşmasını zorlaştırır. Yazınınızı basit bir dilde sunmanız ancak bu tür iletişim sorunlarını çözmede yardımcı olabilir ve bilimin herkes için daha anlaşılabilir olmasını sağlar.

Son bir not olarak, sizinle bu konu ile ilgili durumu çok güzel özetleyen bir söz paylaşmak istiyorum:
“Herhangi bir akıllı aptal şeyleri daha büyük, dahakompleks ve daha şiddetli yapar. Ters yönde ilerlemek dahiyana doyunuşlar ve çokça cesaret gerektir.” Ernst Friedrich Schumacher, 1911–1977.


Orjinal Makale: DOI: 10.1002/chemv.201300025 ya da burası