İnternette gezerken…

Dünya Üniversiteleri İlk 400 sıralaması

Dünyada ilk 400’e girmiş olan üniversitelerin 2012 yılı değerlerlendirmesi Thomson Routers‘a aie olan Times Higher Education sitesinde yayınlandı. Listede ilk 400’e giren üniversitelere göz gezdirirken Türkiyeden olanları şöyle bir listelemenin toplu halde Türkiye açısından tabloyu görmek bakımından yararlı olacağını düşünüyorum.

  1. 201-225 arasında Bilkent University Turkey
  2. 276-300 arasında Istanbul Technical University Turkey
  3. 276-300 arasında Middle East Technical University Turkey
  4. 301-350 arasında Boğaziçi University Turkey

Listeye girmiş üniversitelerimiz bu şekilde. Öbür taraftan söylenebilir ki tüm ölçümler içindeki kabule göre görecelik arzeder. Bu 4 üniversitenin dışındaki üniversiteler ismi zikredilmediğinden önemsizmiş gibi görünebilir. Bu yanlış bir değerlendirmeolur bence. Bilkent üniversitesini bu noktada çalışmaları ile çok daha öne geçmiş görüyorum. İTÜ’nün ikinci sırada gelmesi ve ardından da ODTÜ’nün gelmesi gerçekten ilginç. Çünkü ODTÜ uzun süreler Türkiye’nin en iyi üniversitesi idi. Bu listeye girenler arasında en üst sırada olmasını beklemem biraz da bu önceki bilgilerimden kaynaklanıyor. Üniversiteler de yaşayan organizmalar gibi tabi değişebiliyor.

Listedeki üniversitelerin hesaplanması yönteminden biraz bahsedersek. En azından kritelerlere biraz değinmiş olur, daha açıklayıcı bir yazı yazmış oluruz diye düşünüyorum.

Bu 4 üniversitesimizin hiç birisi özel olarak bu 4 kriterden birisi için yapılan sıralamada ilk 200 içine girmediğinden bu kriterler için teker teker kaçıncı sırada olduğunu siteden görmek mümkün olamıyor.

Üniversite tercihleri yapıldığı bu dönemde. Öğrencilerin karar verirken bunu da dikkate almalarını ümid ediyorum.

 

İki Yeni Element Daha

İki yeni element Flerovyum ve Livermoryum ile birlikte periyodik cetvelin element sayısı 118’e çıktı.

31 Mayıs 2012 tarihinde IUPAC (Uluslararası Uygulamalu ve Saf Kimya Birliği) Flerovyum ve Livermoryum elementlerinin varlığını onayladı.

Amarikadaki Lawrence Ulusal Labaratuvarı ve Rusyadaki Nükleer Araştırmalar Ortak Enstitüsünden bilimadamlarının ortaklaşa çalışmaları sonucunda bulunan bu iki elementin resmi ilanı Haziran 2012  tarihinde IUPAC  dergilerinden Pure and Applied Chemistry dergisi sayısında yapılacak.

Flerovyum (Fl) atom numarası 114 ve atom ağarlığı ise 289 olarak belirlenirken, Rusya Nükleer Araştırmalar Ortak Enstitüsü kurucusu Georgiy N. Flerov (1913 – 1990) isimli fizikçinin adını taşımakta. Ve Livermoryum (Lv) ise atom numarası 116ve atom ağarlığı ise 293 olarak belirlenirken, Amerika Lawrence Livermore Ulusal Labaratuvarınındanadını almakta. Bu iki elementin varlığının naıtlanması titizlik gerektiren bir bilimsel ispat sürecinden sonra ortaya çıkmakta. Hal böyle olunca da bu tür buluşlar için ciddi bilimsel yatırımlar ve ancak ülkelerin ulusal labaratuvarlarında sağlanabilecek bilimsel yeterlilik gerektirmekte. Bilimde isim vermek bulanın hakkı olduğundan elementlerin adları da bu şekilde ülkelere veya bilim adamı isimlerine mal olmakta.

The IUPAC reviews and confirms the reported discovery of new elements then, approves the proposed names for new elements. The confirmation and approval process usually entails a few years of repeated experimentation in independent laboratories to verify the results of the discovery of a new element. As of May 31, 2012 the IUPAC has confirmed and approved the names for 114 elements (Here’s the official IUPAC periodic table). Scientists have reported discoveries for other elements, but these results have not yet been confirmed.

IUPAC tüm dünya tarafınfan otoritesi kabul edilmiş ve alanda standartları koyan ve onayları veren bir uluslararası topluluk olarak önemini kurulduğu günden beri sürdürmekte. Bu kritik önem, bilimsel süreçlerin standardizasyonunu sağlamakta. Bu alanda ortak dili geliştirmekte. Bu dil aynı zamanda modern teknolojinin diline de uyum sağlama amacını da taşımakta.

Kaynak: earthsky.org

Google ve Kimya Arasında ne bağlantı var?

Google ve Kimya Arasında ne bağlantı var?

Su moleküllerinin hidrojen bağlı yapıları gibi karmaşık sistemleri ve bunların çözünmedeki rollerini anlamak için kimyacıların muhtemelen tek kullandıkları network modeli Google PageRank sistemi değildir. Bununla birlikte, Amerika Washington State Üniversitesinden Aurora Clark, Google/Stanford Üniversitesinin geliştirdiği web sayfaları kataloglamak ve ilişkilendiren arama motorları için geliştirilen PageRank aşağıdaki formülünü kullanarak, araştırmacılar sadece kimyacıların işini kolaylaştırmamış, aynı zamanda yoğunlaşmış fazdaki moleküllerin biribirleri ile etkileşimi anlamak için yeni bir bakış açısı ortaya koymuş oldular. Devamını Oku

Mikroblog Genel Bakış ve Servisleri

Tipik bir mikroblog gönderi ekranıMikroblog bir blog yayın biçimi olarak sınıflandırılabilir. Bir microblog, geleneksel blog’dan içeriğinin ve dosya büyüklüğünün küçüklüğü bakımından farklılık arz eder. Mikrobloglar kullanıcılara kısa cümleler, anlık fotograflar veya video linkleri gibi küçük içerik parçalarını paylaşmak için ortam sağlar.

Mikroblog yayıncıları, “şimdi ne yapıyorum?“, “şu anda ne gördüm?” veya “bu çok güzelmiş” gibi anlık ve günlük hayatta o an içinde yayıncıyı çok etkileyen, gün sonunda pek anlam taşımayabilen içerikler yayınlayabildikleri gibi, genleksel blog yayıncılığında olduğu gibi tematik konuları da yayınlayabilirler. Bu açıdan bakıldığında bir blog yayınında olmayan bir ihtiyacı (!) karşıladığı da düşünülebilir. Normal bir blogda daha çok teknik ve zaman gerektiğinden gündelik hayattaki önemli küçük anları yayınlamak daha zordur.

Bazı mikroblog servisleri, hangi kullanıcıların yazdıklarınızı okuyabileceğiniz veya web tabanlı arayüz dışında API’ler veya başka uygulamalar yolu ile gönderilerinizi yayınlamanızı ve gönderi okumanızı sağlayan güvenlik seçenekleri de sunarlar. Bu gönderi imkanları bazen e-posta, kısa mesaj, sesli mesaj gibi seçenekler olarak da genişleyebilir.

Yaygın Mikroblog Servisleri

İlk mikroblog tumblelogs olarak bilinir. Asıl gelişme ise, 2006 ve 2007 yıllarında mikroblog Tumblr ve Twitter servisleri ile oldu. Mayıs 2007 senesinde ise, 111 adet uluslararası microblog sitesi vardır. En yaygın olarak kullanılanları ise Twitter, Tumblr, Cif2.net, Plurk, Jaiku, identi.ca ve spesifik‘dir.  Bu servisler dışında da pek çok Türkçe yayın yapan microblog sitesi mevcuttur. Servislerin ve yazılımın farklılık arz etmesinin yanında bu servisler sürekli devinim halindedir. Plurk servisinde zaman çizgisi görünümü videolarla ve fotograf paylaşımı ile entegre halde sunulmaktadır. Flipter servisi ise insanların makale paylaşabileceği ve izleyicilerin görüşlerini alabileceği bir servis olarak çalışmaktadır.

Emote.in izlenimlerin paylaşıldığı bir konsept üzerine oturur ve zaman çizelgesini içinde taşır. PingGadget ise mekan tabanlı bir mikroblog sitesidir. Pownce, Digg tarafından geliştirişmiş ve kurucusu Kevin Rose ve arkadaşlarıdır. Microblog mantığına dosya paylaşımını eklemiştir. Ve etkinlik davetleri de yapılan bir yapsısı vardır. Pownce, SixApart bünyesine Aralık 2008 dahil olmuştur.[1] spesifik Ertuğrul Fındık tarafından kurulan ve fakat moderasyon içermeyen yapısı ile daha çok anonsların yapıldığı, gündemdekilerin ve gündemde konuların olduğu bir paylaşım, tartışma platformudur.

Diğer lider sosyal ağlar Facebook, MySpace, LinkedIn, Diaspora*, JudgIt, Yahoo Pulse, Google Buzz, Google+ ve XING, kendi içinde mikrobloging yapısını taşımaktadırlar. Bunları daha çok “durum güncellemeleri” olarak tanımlamak doğru olacaktır.

Lifestream ve Profilactic gibi servisler mikroblogları ve birçok sosyal networkü tek bir list halinde ile birleştirme özelliğine sahiptirler. Ping.fm ise mikroblog girdilerinizi bir çok sosyal networke gönderme özelliğine sahiptir.

Kaynak: vikipedia