Eğitimle ilgili düşüncelerim ve paylaşımlarım.

Hakemlerin Yorumları Doğrultusunda: Makeleniz Reddedildi (12)

letterChemistryViews sitesinde yayınalan İngilice makale serisinde Bilimsel Makale yazmanın inceliklerinden bahsediliyor. Bu işlere yeni başlayanlara yarararlı olacağını düşünerek çeviriyorum:

Hiç sonuçlarınızı yayınlanabilir makale olarak düzemlediğiniz çalışmalarınızı red almamak için mücadele ettiniz mi? Asian Journal of Organic Chemistry, dergisinin yönetici editörü Richard Threlfall makalenizin her bir bölümünü nasıl geliştirilebileceğini ve yayınlanma ihtimalinin nasıl arrtırılabileceğini gösteren içeriden ipuçları veriyor.

Makale Reddedildi

Bazılarına göre hakemlik ücreti diye birşey ödense idi muhtemelen yüzlerce dolar tutacaktı. Fakat böyle bir durum sözkonusu bile değil. Hakemler makalenizin kalitesini, bilimsel içeriğini ve okunabilirliğini geliştirmek için çalışan ve yüzlerce dolar tutan bu işi gönüllü olarak yapan ve bunu yaparken tecrubesini haddinden fazla tecrubesi olan kişilerdir. Bundan dolayı bu yorumların gereğinin çoğunu gerçekleştirmek size kalmıştır. Ne olursa olsun hakemlik sürecinin sonucu, makalenizin gelişmesine imkan sağlamasıdır. Bu sebeple bu yorumları asla gözardı etmeyin.

İlk olarak reddedilme hakkında konuşalım. İyi bir durum değil ama herkesin başına gelen bir durum.

Bir liste halinde hakemlerin makaleniz hakkındaki yorumlarını alacaksınız. Sadece görmezden gelip bu haliyle başka bir dergiye asla yollamayın. Çünkü eğer böyle bir şey yaparsanız iki şey olabilir.

  1. Gönderdiğiniz yeni dergi makalenizi incelemek için farklı bir hakeme gönderir  ve hakem benzer yorumlarda bulunur. Bunun üzerine makaleniz red edilir.
  2. Gönderdiğiniz yeni dergi tesadüfen sizin makalenizi incelemek için aynı hakeme gönderir  ve hakem onca zamanın boşa harcandığını görür. Bunun üzerine o da hızlı bir şekilde red tavsiyesinde bulunur.

İki durumda da kendinizin ve herkesin zamanını boşa harcarsınız ve elinizde yayınlanmış bir makale de olmaz. Hakemlerin yorumları hakkında düşünmek ve gerekli ise düzeltmeleri yaparak başka bir dergiye göndermek her zaman daha iyidir.

Sıklıkla hakemler kısa bir liste halinde bakıp düzeltmeniz gereken şeylerin listesini verirler. Böyle bir durumda sizin bu bir kaç örnekle yetinmeyip makalenin tümünü incelemeniz çok önemlidir.  Böylelikle makaleniz daha iyi bir bilimsel içerik olacağından kabul alması kolaylaşmış olacaktır.


Orjinal Makale: DOI: 10.1002/chemv.201300026 ya da burası

 

Bilimsel yazın tarzı 2 (11)

letterChemistryViews sitesinde yayınalan İngilice makale serisinde Bilimsel Makale yazmanın inceliklerinden bahsediliyor. Bu işlere yeni başlayanlara yarararlı olacağını düşünerek çeviriyorum:

Hiç sonuçlarınızı yayınlanabilir makale olarak düzemlediğiniz çalışmalarınızı red almamak için mücadele ettiniz mi? Asian Journal of Organic Chemistry, dergisinin yönetici editörü Richard Threlfall makalenizin her bir bölümünü nasıl geliştirilebileceğini ve yayınlanma ihtimalinin nasıl arrtırılabileceğini gösteren içeriden ipuçları veriyor.

Basit Dil Kullanımı

Bir önceki yazıda kağıt kalemi alıp paragrafın düzenlenmiş halini yazmanızı istemiştim. Sizinkisi aşağıdakine benzer olmalı:

“Fonksiyonlanmış politiyofen 1 bileşiği ilgi çekici elektronik özellikler gösterir ve politiofen C5 pozisyonunda benzil grubunun bulunmasından dolayı fluresans özelliktedir. Bu sentetik metod hem önceki politiyofen fonksiyonizasyon çalışmalarına göre belirgin bir ilerleme gösterir ve hem de yeni foto uyarılabilir oligomerlerin üretilmesi yolunu açar.” Umarım sizinkisi de aşağıdaki hale dönüşmüştür:

“C5 pozisyonunda benzil grubu içerdiğinden dolayı, fonsiyonlanmış politiyofen 1 kullanışlı elektronik özellikler ve floresans özellikler içermektedir. Bizim sentetik metodumuz önceki çalışmalara nazaran üçden az metod içermekdir ve başka fotouyarılabilr oligomerler üretiminde kullanılabilir.”

Yeni paragraftaki önemli nokta kritik teknik bilgi ve onun etkileridir. Bu da C5 benzil grubunun elektronik özellikler, floresansı ve bu yöntemle başla fotouyarılabilir oligomerlerin de üretilebileceğidir. Bu aynı zamanda spesifik olarak bu çalışmadaki sizin metodunun avantajını anlamada da daha yararlı olacaktır.

Mesajınızı Okuyucuya, Editöre, Hakeme Taşımak
The thesaurus function is very convenient in the popular word processing packages for finding all sorts of alternative and more complicated words for whatever you want to say. However, as Oppenheimer showed in the study cited at the beginning of the first part, complicated words may sound impressive to you, but they often have the opposite effect on your reader. A reader/editor/reviewer may be turned off and may well miss the whole point of your manuscript if it is unnecessarily dressed up in difficult language.


Bringing a Better Understanding of Science to the Public

Burada ikincil nokta ise bilimsel iletişimlerin halka iletilmesindeki zorluktur. Bilim adamları anlaşılmaz olmaya yatkındırlar, çünkü bizler genelde normal olarak karmaşık bir teknik dil kullanırız bu da bilimadamı olmayanların bu konulara ulaşmasını zorlaştırır. Yazınınızı basit bir dilde sunmanız ancak bu tür iletişim sorunlarını çözmede yardımcı olabilir ve bilimin herkes için daha anlaşılabilir olmasını sağlar.

Son bir not olarak, sizinle bu konu ile ilgili durumu çok güzel özetleyen bir söz paylaşmak istiyorum:
“Herhangi bir akıllı aptal şeyleri daha büyük, dahakompleks ve daha şiddetli yapar. Ters yönde ilerlemek dahiyana doyunuşlar ve çokça cesaret gerektir.” Ernst Friedrich Schumacher, 1911–1977.


Orjinal Makale: DOI: 10.1002/chemv.201300025 ya da burası

Bilimsel yazın tarzı 1 (10)

letterChemistryViews sitesinde yayınalan İngilice makale serisinde Bilimsel Makale yazmanın inceliklerinden bahsediliyor. Bu işlere yeni başlayanlara yarararlı olacağını düşünerek çeviriyorum:

Hiç sonuçlarınızı yayınlanabilir makale olarak düzemlediğiniz çalışmalarınızı red almamak için mücadele ettiniz mi? Asian Journal of Organic Chemistry, dergisinin yönetici editörü Richard Threlfall makalenizin her bir bölümünü nasıl geliştirilebileceğini ve yayınlanma ihtimalinin nasıl arrtırılabileceğini gösteren içeriden ipuçları veriyor.

Basitlik İşin Püf Noktası

Konuya ne yazdığınızla ilgili ana noktadan bahseden bir makaleye atıfla başlamak istiyorum: D. Oppenheimer, Appl. Cognit. Psychol. 2006, 20, 139–156. DOI: 10.1002/acp.1178

Elektronik kütüphane sitelerinde gezerken boğulmanızı önlemek için “Consequences of Erudite Vernacular Utilized Irrespective of Necessity: Problems with Using Long Words Needlessly” başlıklı bu makale yazın sırasında kullandığınız dilin karmaşıklığı ile sizin zekanız arasında ters bir orantı kurulacak şekilde algı yaratıyor. Daha sade bir biçimde, daha karmaşık kelimeler kullanın ve böylece insanlar sizin söylediğinizden daha az cahil, bilgisiz ve acemi olduğunuzu düşünsün.

Belki bu durum bilimsel dilde biraz net olmayan bir hal arz ediyor, ya da insanlar bilgi seviyenizdeki boşlukların akıllıcı kelime ve kavramlarla doldurulmaya çalışıldığını düşünebilir. Sebep ne olursa olsun, en karmaşık bilimsel prensipleri basit  ve anlaşılabilir bir dil ile açıklamak değerli bir kabiliyettir ve biraz da geçmişte yaptığınız kelime kavram kullanımı hataları tekrar etmemekle kazanılır.

Bilimsel literatür karmaşık kelime ve cümlelerle doludur ve basit ve anlaşılır olanları fark yaratır. Aşağıdaki hipotez cümlelerine bir göz atın:

“Fonksiyonize edilmiş politiofen 1 bileşiği  ilgi çekici elektronik özellikler gösteriri ve politiofen 1’in C5 pozisyonunda benzil grubu fonksiyonlandırmasısından dolayı floresans etki gösterir. Bu yapay metod daha önce literatürdeki politiofen bileşikleri üzerinde yapılan fonksiyonlandırma çalışmaları üzerinde belirgin her iki gelişmeyi meydana getirir ve ışıkla uyarılabillen yeni oligomerlerin geliştirmesi yolunu açar. “

Her ne kadar bu gerçek bir örnek olmasa da, yayınlanmış bir çok makaledeki örnekleri, çok üst seviye dergilerdeki bile, yeterince temsil eder bir örnektir.

Bakın bakalım biraz iyileştirme var mı?

Eğer anlam ve akışı üzerinde dikkatlice düşünütseniz en azından kelime kullanımını basitleştirmek için 12 fırsat içermekte bu metin. Çok kısa zamanda dikkate değer iyileştirmeler yapmak aslında çok basittir.

“Fonksiyonize edilmiş politiofen 1 bileşiği  ilgi çekici elektronik özellikler gösterir ve politiofen 1′in C5 pozisyonunda benzil grubu fonksiyonlandırmasısından dolayı floresans etki gösterir. Bu yapay metod daha önce literatürdeki politiofen bileşikleri üzerinde yapılan fonksiyonlandırma çalışmaları üzerinde belirgin her iki gelişmeyi meydana getirir ve ışıkla uyarılabilen yeni oligomerlerin geliştirmesi yolunu açar. “

Kalın kelimeleri bir inceleyelim:

  • bileşiği – bunu vurgulamanın aşikardır ki bir anlamı yok.
  • gösterir – bu bir sanatsal çalışma olmadığını göre sahiptir demek daha anlamlı değil mi?
  • gösterir (floresans) – kime gösteriyor?
  • ve – bu cünle tek sade bir cümle haline çevrilebilir.
  • politiofen 1 –  dil tekrarı sevmez.
  • fonksiyonlandırmasısından dolayı – bunun yerine bir şey yazmadan kaldırılabilir.
  • metod – metodun kendisi değil çalışma sonucu.
  • belirgin gelişmeyi meydana getirir – belirgin olan nedir daha açık ifade etmek gerekli değil mi?
  • her iki – genellikle bu kelimeyi cümle içinde kullanmaya bile gerek yok.
  • yeni – kullanmaya gerek var mı?
  • yolunu açar. – kulağa hoş geliyor fakat anlaşılır olmak noktasında hiçbir katkısı olmayan bir kalıp!

İkinci kısıma geçmeden önce bu paragrafın düzenlenmiş halini bir kenara yazmaya ne dersiniz?


Orjinal Makale: DOI: 10.1002/chemv.201300024 ya da burası

İyi Bir Bilimsel Makale İçin Öneriler: Sırada ne var? (9)

letterChemistryViews sitesinde yayınalan İngilice makale serisinde Bilimsel Makale yazmanın inceliklerinden bahsediliyor. Bu işlere yeni başlayanlara yarararlı olacağını düşünerek çeviriyorum:

Hiç sonuçlarınızı yayınlanabilir makale olarak düzemlediğiniz çalışmalarınızı red almamak için mücadele ettiniz mi? Asian Journal of Organic Chemistry, dergisinin yönetici editörü Richard Threlfall makalenizin her bir bölümünü nasıl geliştirilebileceğini ve yayınlanma ihtimalinin nasıl arrtırılabileceğini gösteren içeriden ipuçları veriyor.

Sırada ne var?

Artık bir makaleni yazdın, tekrar düzenledin ve sonunda da bir dergiye gönderdin. Gerisi artık editör ve hakemlerinde elinde. Editörlerin ve hakemlerin gözünden 4 noktanın göz önüne alınır:

  1. İnovasyon – Makale benim bir yerlerde bulamayacağım ne sunuyor?
  2. Hipotezler – Bu çalışmayı yapmak için güzel bir sebep, dayanak notası var mı? Hangi soruya cevap veriyor.
  3. Kanıtlar – Veriler ve açıklamalar sonuçları destekler nitelikte mi?
  4. Yazım – Makale güzelce yazılmış mı? Ana sonuçları anlamakta zorluk çekiyormuyum?

Herşeyden önce, bir editör/hakem başlığı okumalı. Basit gibi geliyor ama başlıklar ilk izlemini verir. Başlık ile iligili önceki yazımızı inceleyiniz, bu konuda bazı ipuçları içermekte. İlgin mi? Bilgi verici mi? Bu makale bu alanda etkili bir katkı olacak mı? Okuyucuya makalenin tamamını okuması için motivayon veriyor mu? Genel bir fikir olarak hakemler başlığın makale içeri ile uyumlu olmadığını genelde söylerler, bu sebeple bu konuya dikkat etmekte yarar vardır.

Sonraki iş ise genel olarak makalenin şeklidir. Bilinen hangi konuya dahil bir içeriği var. Bu konuda ileri seviye ne bilgi veriyor? Bu konuda yenilikçi ne var? Tartışmalı tezat birşeyler var mı veya beklenmeyen sonuçlar içeriyor mu? Yeni bir konsptten bahsediyorsanız veya tartışmalı görünen birşeylerden bahsediyorsanız, araştırmanızı güzelce ve ayrıntısı ile açıklamanız tavsiye edilir. Bu durumda, giriş kısmına makalenin biraz daha fazla zaman ayırmayı düşünün, bu konuda bazı ipuçları için önceki makale girişlerine göz atın. Bu yolla hakemlere bilmesi gereken temel bilgileri vermiş olursunuz ve kendi kendilerine ihtiyaç duymayacakları ve yapmamış olacakları bazı önemli noktaların altını çizmiş olursunuz.

Editör ve hakem makalenin mefhumunu bir kere anladıktan sonra, tabiki sonuçlarınızı ve deneysel kanıtlarınızı hedefiniz anlamında inceleyecektir. Hakemler siz açıkladığınız sürece deneysel sonuçlarınızı konusunda mantıksız beklentileri olmaz. Basit bir örnek olması anlamında, eğer reaksiyon veriminiz %50 ise diğer %50’lik kısıma ne olduğunu açıkladığınız sürece size bu konuda bir soru gelmez. Basit bir iş zor bir çalışmaya dönüşse bile ve siz verimi arttırmak için mantıklı adımlar atmışsanız, bu kadarı yeterlidir. Sizin hedefiniz hakemin “Merak ediyorum neden X’i denememişler?” veya “Neden reaktanlardan 20 eşdeğer miktara ihtiyaç duyuyorlar?” gibi soruları sormasını engellemek olmalı.

Editörler ve hakemler deneysel verilerini kontrol edecekler ve destekletici dokumanlarınız da vurguladığınız noktaları destekler özellikler olmalıdır. Örneğin, inceleme biçiminiz gibi. Eksik karakterizasyon da hakemler tarafından genel olarak verilen eleştirilerdir. Bu sebeple karakterizasyon için gerekli her şeyi makalenize eklemelisiniz. Aynı zamanda derginin yazarlar için rehber belgesindeki karakterizasyon için beklentileri varsa dikkate alın.  Hakemler analitik verilerinizdeki en ufak uyumsuzluları bulma noktasında oldukça mahirdirler, bu sebeple eğer böyle bir durum varsa bunu görmezden gelmeyin. Verilerdeki anomaliler hakkındaki mantıklı bir tartışma, müphem datalarınız olsa bile bunları görmezden gelmenizden daha iydir.

Son olarak, ingilizce bir makale gönderiyorsanız, mümkünse anadili ingilizce olan birisine bu makaleyi redakte ettirmeyi deneyiniz.  Bir çok profestonel makale redaksiyon servisi aynı işi yapmaktadır, tek farkı ise ödeyeceğiniz miktardır. Dili kontrol etmek, bilim alemi için devrim niteliğinde sonuçlarınız olsa bile bilimsel veriler kadar önemlidir. Editör veya hakemler ne anlattığınızı anlamazlarsa, bilimsel çıktıların önemini kavrayamazlar.

Unutmayın, araçtırmanız hakkında en iyi bilgiye siz sahipsiniz, bu sizi bu konuda uzman yapar. Sizin için aşikar olan şeyler başkaları için aşkiar olmabilir ve bunu anlaması için konu üzerinde uzun zaman harcaması gerekir. Bu nedenle, editörün ve birisinin makaleniz üzerinde uğraşmaması için araştırmanızı açıkça ve direkt olarak ifade etmek size kalmış durumdadır. Hiçbir soru cevapsız kalmayaca şekilde açıklama yapmaya çalışın.


Bu da ilgilinizi çekebir:

Orjinal makale DOI:  10.1002/chemv.201200126 veya burası