Dağcılık Sporu ve Doğa Sporları ile İlgili.

Kanlıçay Dereiçi

Kestane ağaçları meyve veriyor.

Bilindiği üzre sonbahardayız.Yine Ramazan ayında iftar için gittiğimiz Maksudiye köyüne, Ormandan kestane toplama niyetiyle gittik. Maksudiye ramparaları olarak bölgeyik ağar ağar tırmanırken etrafta ahalinin arabalarını sağlı sollu park edip kestane dokuduklarını gördükçe hayretlere gark olarak köydeki evimize vasıl olduk.

Yaklaşık 2-3 saat kadar (veya 1-2 saat, olmadı 1 saat garanti.) kestane ormanında gezimiz sırasında 18 kilo kadar sadecce ben rekorte yaptım. Hatta geri dönerken önümüze bakmaktan vazgeçtik. Zira her yer kestane dolu idi.
Bol zevkli ve taze yiyimi de güzel iri taneli kestanler topladık.

Diyeceğim o ki. Dağlarda kestane kaynıyor. Bilginize.

Hiç kullananız var mı?

IMG_8200

Modern bağlamda kaya tırmanış ayakkabılarının işini pekala gören bu lastik ayakkabıların bağcıklarına dikkat!:)

Doğa Sporları bağlamında “Kaybolmak”

Ormanlarda kaybolmak akılarda kalan hem şaşşırtıcı hem de faydalı bir deneyimdir. Genellikle bir kar fırtınasında, gündüz bile olsa, çok iyi bilinen bir yoldan gelirken köye ne taraftan gideceğini bilemez insan. Bin kere buradan geçtiğini bilse bile hiçbir şey tanıdık gelmez, sanki Sibirya’daki bir yoldaymış gibi. Geceleyin elbette kafalar daha da karışır. En basit yürüyüşlerimizde bile bilinçsiz de olsa pilotlar gibi sürekli bilinen işaretlere veya çıkıntılara yöneliriz, alışmış rotamızdan çıksak bile hala aklımızın bir köşesinde yakındaki bir çıkıntı vardır, tamamıyla kaybolana veya ters dönene kadar uçsuz bucaksız yabancı Doğayı takdir edemeyiz. Her insan, ya dalgınlıktan ya da uykudan her uyandığında, pusulanın çizgilerini öğrenmek zorunda kalır. Ancak kaybolduğumuzda ya da dünyayı kaybettiğimizde kendimizi bulmaya başlarız; nerede olduğumuzun farkına varır, ilişkilerimizin uçsuz bucaksız yayıldığını görürüz.

Walden’den – Henry David Thoreau