,

Kibirli insana akıl vermek

Kelile ve DimneKelile ve Dime doğunun üç önemli medeniyeti olan Hint, Arap ve Fars’ın birbiri ile karıştığı bir bilgelik kitabı. Kimin sahibi olduğu da önemli mi bilemiyorum. Ahlak’a dair vaazlarından birisi dikkatimi çekince paylaşamadan edemedim.

“Kendini beğenmiş ahmak’a akıl veren adam, ölüye fikir danışan, ya da sağıra sır vermeye çalışan budalaya benzer.” (Kelile ve Dimne, Haz. Osman KOCA, Beyan Yayınları, S. 106)

İki insan olur da rekabet olmaz mı? Peşinde koştuğumuz işlerle ilgili olarak “neden ben değil de elalem?” gibi bir soruya cevap olabilecek aşağıdaki alıntı aslında çok daha fazla büyük bir anlam ve hikmet kümesi içeriyor gibi.

“İki kişi, bir şeyin peşinde koşarsa, akıl ve karakterce daha üstün olanı bu hedefine erişir.

Eğer bu vasıflar, her ikisinde de denkse, bu kez devreye azim ve gayret girer.

Şayet bunlar da eşitse, talihi parlak olan öne geçer” (a.g.e. s. 192)

Her zaman böyle mi oluyor bilmiyorum ama yüzyıllar öncesinden böyle demiş Beydeba. Bize de aktarıp susmak düşer heralde.

Doğruyu görüp, bilip de, yine hataya devam

17. Onların durumu, (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumuna benzer: Ateş tam çevresini aydınlattığı sırada Allah ışıklarını yok ediverir de onları göremez bir şekilde karanlıklar içinde bırakıverir.
18. Onlar, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık (hakka) dönmezler.
19. Yahut onların durumu, gökten yoğun karanlıklar içinde gök gürültüsü ve şimşekle sağanak halinde boşanan yağmura tutulmuş kimselerin durumu gibidir. Ölüm korkusuyla, yıldırım seslerinden parmaklarını kulaklarına tıkarlar. Oysa Allah, kâfirleri çepeçevre kuşatmıştır.
20. Şimşek neredeyse gözlerini alıverecek. Önlerini her aydınlatışında ışığında yürürler. Karanlık çökünce dikilip kalırlar. Allah dileseydi, elbette onların işitme ve görme duyularını giderirdi. Şüphesiz Allah her şeye hakkıyla gücü yetendir.

Cüz: 1 – Sûre: 2 BAKARA SÛRESİ Sayfa: 3