Infrared Spektrometri 7 – B İnfrared Işın Kaynakları ve Transdüserler

B.1. İnfrared Transdüserler

İnfrared transduserleri genel olarak üç tiptir:

(1) termal transduserler;

(2) piroelektrik transduserler (çok özel bir termal transduser);

(3) fotoiletken transduser.

İlk ikisi genellikle fotometre ve dispersif spektrofotometrelerde bulunur. Fotoiletken transduserler ise Fourier dö­nüşümlü cihazlarda bulunur. Devamını Oku

Aydınların Dini: izm’ler

İrfan, düşüncenin bütün kutuplarını kucaklayan bir kelime. Tecessüsü madde dünyasına çivilemeyen, zekâyı zirvelere kanatlandıran, beşerîyi ilâhi ile kutsîleştiren, uzun ve çileli bir nefis terbiyesi. İslâm, insanı parçalamaz. İrfan, kemâle açılan kapı, amelle taçlanan ilim. Batı’nın “kültür”ünde bu zenginlik, bu ihtişam, bu hayata istikamet veriş yok. İrfan bir mevhibedir. Cehitle gelişen bir mevhibe. Kültür, katı, fa­kir ve tek buutlu bir lâfız. İrfan, beşeri beşer yapan vasıfların bütünüdür. Kültür, homo ekonomikus’un kanlı fetihlerini gizlemeye yarayan bir şal. İrfan, dinî ve dünyevî diye ikiye ayrılamaz. Yani her bütün gibi tecezzi kabul etmez.

Kültür kaypaklığı, müphemiyeti ve seyyaliyetiyle Avru­pa’dır. Tarih edilmeyen ve edilemeyen bir kelime. Kâh su­da, kâh karada yaşayan bir hilkat garibesi. Alman için baş­kadır, Fransız için başka. Bazen içtimaî hayatın bütününü ifade eder, bazen bir alışkanlıklar, bir kazanılmış hünerler mecmuasıdır. Şimdi hayatın kendisidir, şimdi cilası.

Avrupa’nın kılı kırka ayıran tahlilci zekâsı bilgiyi dünye ve dinî diye ikiye böler. O’na göre dinî kültürle lâdinî kül­tür farklı mefhumlardır. Dünyevî kültür ne demek? Kültü­rü toprağa zincirleyen bu anlayış da bir ideoloji, yani bir al­datmaca değil mi? Devamını Oku

Mücahiddin Evleniyor

Mücahiddin ve Tuğba’ya bir ömür mutuluk diliyorum. http://www.mucahiddin.com/wordpress/?p=101

Kullandığımız kelimeler ve kavramlar üzerine

“Kaderimizi çizen Avrupa’nın siyasî ihtirasları; kullandığımız kelimeler onun emellerini dile getiriyor. Kulağımıza fısıldanan lâfızları hudut ve şümullerinden habersiz fısıldayıp duruyoruz… Tefekkür vuzuhla başlar, kurtuluş şuurla.” Cemil Meriç. Kırk Ambar, s. 287-288