Beklenmedik gelince başa…

img_2448_900p.jpg140 ortalama nabızla 10 saat boyunca ve toplamda yaklaşık 9000 kcal tüketerek…

Devamını Oku

Çevir Tarihi Çevir:1401

Ankara Savaşı yenilgisi, Osmalı Devletinin parçalanarak, devletin imparatorluk aşamasına geçmesinin 50 yıl kadar geçikmesine, Anadolu beyliklerinin yeniden kurulmasına ve Osmanlı tarihinde Fetret Devri olarak bilinen 11 yıllık bir iktidar boşluğu döneminin yaşanmasına neden oldu.

Devamını Oku

Baran – Mecid Mecidî

(1)

Bir müslüman toplumda yaşadığımız halde, dünyadan pek de kopuk değiliz: Bencilliğin tavan yaptığı şu zamanda, ancak doğulu olmakla açıklanılabilecek bir aşk hikayesi Baran.

Şiirsel anlatımının yanısıra filmin çok sıradan ortamları anlatışı, bu sıradanlık içinde gerçekten de önceleri kendinden başka bişi düşünmemenin zirvesinde karaterimizin, sevgi le ne kadar değişebileceğini gösteren bir film. Mükemmeleştirmek için herşeyi kendinden uzaklaştırmaya dönüşen bir davranış biçimi. Aşkta bu noktadan sonra sanırım, rahmani aşk aşaması var…

Bir insana duyulacak sevginin en saf hali. Öbür taraftan da bir insanı sevmenin en paranoyak hali de diyebiliriz. Ama sen saflıkla açıklamayı tercih ederim. Ne ki bu kadar damıtık bir duygu, ancak kısa süre var olabilir. Sevilenin kalıcı olmadığını düşünürsek sınırımızı anlarız sanırım.

(2) “Bir parça ekmeğim var, benimle paylaşmak istermisin?”

Aklıma o çok bilinen tasaffufi kıssa aklıma geliyor. Burada uzun uzun anlatmayacağım, sonunda Şeyh baba oğlu şakire hitaben;

“Harabât ehline hor bakma şakir;
Viranelerde defineler vardır.”
diyordu. Baran filminde de aynı viranelik içinde defineler gizli.

Alakalı:

  1. http://www.bisav.org.tr/yayinlar/bulten_makale_detay.cfm?makaleId=102&yayin_sayi=12

Cellatla aynı kamptayız ne zamandır, artık yemeğimiz aynı aleminyum kaptan.

Hafif diye aleminyum kap kullandık, az zahmet çekelim diye yemeklerimizi birleştirdik belki.

“Kim diyorsa ki batılılarla başımız bir taşta,
Cellatlarla aynı kaptan yiyoruz.
Aynı kirli hava,
Aynı kafa ayağımızın bodrumunda.
Hayır arkadaş bu hesap bambaşka;
Ne son aylardayız ne bu son gün,
Sanki dünya bir tek kaldırıp vuracağım gürze gebe. ”

Rahmetli Cahit ZARİFOĞLU