Böyle buyurdu hayyam!

Din yolunu bilmek şeriattir,
O bilgi ile amel edersen tarikat,
İlim ile ameli tanrı rızası için birleştirirsen, hakikate ulaşırsın.
Buna hakikat derler;
Kaynak: Rubai 338, Hayyam ve Rübaileri – Abdülbaki GÜLPINARLI

Allah u Teala’ya binlerce şükür olsun ki; Bizleri Şehr i Ramazan’a eriştirdi. Allah u Teala bu mübarek ayın feyz ve bereketinden de bizleri istifade ettirsin.

İki uzvu (mide ve tenasül uzvu) kaza i şehvetten korumaktan ibaret olan avamın orucunun yanında, gözü, kulağı, dili, eli ayağı ve diğer azaları günahtan korumak olan havasın orucunu ve bununla birlikte, kalbi hasis emeller, dünya düşüncelerinden sıyırmak ve Allah’tan başka her şeyden çekerek bütün mevcudiyetle Allah u Teala’ya bağlanmak ve hatırına O’ndan başkasını getirmemek olan Ahassül havasın orucunu da tutmamızı Cenab ı Allah fadl ı keremiyle lutfetsin. (amin)

Malumlarınız olduğu üzere; orucun ruhu ve sırrı, fenalığa başvurmakta şeytanın yolları olan kuvvetleri zayıflatmak ve yok etmektir. Bu da ancak az yemekle mümkündür. Hatta açlığı tatması ve bedenin zayıfladığını duyması için gündüzleri fazla uyumamak da orucun adabındandır. İşte o vakit kalp cilalanır, her gece biraz daha hafifleşir. Teheccüd, gece namazı ve evrad kolaylıkla yapılır. Umulur ki bu sayede şeytan kalbe yaklaşamaz da meleküt aleminin gizlilikleri görülmüş olur. İşte Kadir gecesi, meleküt aleminin esrarından bazı sırların keşfolunduğu gecedir. Bununla beraber yalnız mideyi boşaltmak kafi değildir. Aradan perdenin kalkması için, himmetin de Allah’tan gayrisinden kesilmesi lazımdır. Oruçtan maksadın, Allah u Teala’nın ahlakıyla ahlaklanmak olduğunu unutmayalım. Basiret sahibi ve akıl erbabı nazarında orucun sırrı bu şekildedir.

(Kaynak: İmam Gazali, İhyau ulumid-din, bedir yay.,1974,cilt:1, sf:660..666.)

Böyle buyurdu hayyam!

Mal için bunzca gam yemek,Dünya için bunca zahmet çekmek de nedir?
Ebedî olarak yaşayan birini gördün mü hiç?
Bedenindeki şu soluk, eğreti verilmiştir sana,
Eğreti ile, eğreti yaşamak gerek.
Kaynak: Rubai 333, Hayyam ve Rübaileri – Abdülbaki GÜLPINARLI

Böyle buyurdu hayyam!

Allah benim istediklerimi istemedikten sonra,
Benim isteğim nasıl doğru olabilir.
O’nun istedikleri doğruysa, yerindeyse,
Benim istediklerim yanlıştır elbet.

Kaynak: Rubai 166, Hayyam ve Rübaileri – Abdülbaki GÜLPINARLI